Türkçe öğretmeniyim.Kelimelerle uğraşmayı, şiir yazmayı seviyorum.
Az kalsın ölüyordum
Maviye çalan kızıl akşamda
Düşlerim dikenli tellere takıldı.
Üstümde triko , parçalı bir etek vardı
Düşlerim de triko gibi bir ucundan dağıldı
Düşlerimin renkli parelerle sökülüşünü izledim
Bugünü nasıl yaşarım bilinmez.
Akasya toplarım belki ağaçlardan.
Kaldırımlarda çiçekler açar.
Güneş ruhuma yansır
Evlerin pencerelerinden.
Patiska bir kedi geçer önümden
Üzülmenin zevkine varmalısın
Bilmelisin hüznü, tatmalısın
Müsaitseniz ağlayalım
Üzülmek ayıp değil.
Ellerimiz kirli değil
Acılarımız ise yeni
Karanlıklardan bir gün…Buluşacağız.
Beni tanıyacaksın görünce.
Grimsi geceyi giyineceğim.
Bakışacak yıldızlarımız gökyüzünde.
Etekleri soğuk rüzgarda savruk.
Kem bakışlar dolaşır etrafında
Görenler kalbinden vurulsun ister.
Uyumsuz bir kadının kelebek etkisi.
Üzerinde beyaz damalı, kırmızı bir bluz;
Ölümüne umarsız, öldürülmeye ramak kala,
Beni bulabilirsin
Bilmediğin bir yaz akşamında
Beklenmedik bir yağmur yağarken
Düşlerime dokunabilirsin
Yaz meltemleri uçuşur saçlarımızda
Siyah sarı
Ahşap çerçeveli bir tabloya sıkışmış.
Soluk benizli bir kadın.
Bezgin yakasından kan damlıyor.
Bir savaşın eşiğinde tüm renkler.
Birbirine karışmak üzere.
Rüzgarların uğultusunda ölene değin
Titreyen mavi yasemin
Şimdi yüreğimde
Ne kokun var, ne de sesin
Solgun bir kadının parmaklarında ipince ezilmişsin
Ben cıvıl cıvıl bir güne küstüm.
Balonların renk renk salındığı.
Zifiri gecelere değil.
Dört bir yandan kulaklarıma sesler çalındığı
Şenlikli sanılan günlerden kaçtım.
İçimdeki renkleri hiç görmedi keyifli saatler
Kapıları geçmişe açılan bordo çatılı ev
Unutulmayan bakışlar saklar odalarında.
Duvarlarda çerçevelenmiş hayaletler;
Boyaları dökülmüş, soluk benizli.
İçinde eski bir huzur sükun etmiş.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!