Sütunlar sırası fışırtıyla dopdolu mu.
Silüetler grimsi iken dans nezaketliydi.
İsyansız vefalı itaat harabesinde
Yılanın kayması; vücudun hareketiydi.
Ey gezgin, durgunluktan kaçan biri,
Kafana yakutlu tacı takan - ben değil miydim?
Lal tane döküldüğü yerde diri nar erdi,
Olgun-dolgun iksir; yemeği muhtacın.
Şeftali Dolunay, ulaştır hedefe ise
El ele, sırt sırta aynı fikre varalım mı.
Zapt eden duygu; kitlerse şayet kafese,
Nakışlı mindere bedenle yaslanalım mı...
Yarı saydam çarşaf, tesettürle sen ört bizi,
İnziva kokusu alıp götür, ey Esinti,
Tek taşlı yüzüklerle dindir ellerimizi.
Tac Mahal'ında hoş mu hoş kehribar gezinti.
Amansız zamanlar sıyırmış orkidemizi.
İki goncası açmış parlaması içinde.
Yalansız bir kimse; boğulmaz Acı Deniz'e.
Aydınlanıştır bu, sadece ikimiz için.
***
27 Eylül 2013 yılı, İstanbul Kartal Hürriyet mahallesi.
Asya'nın Yüce İmparatoriçesi
Mihail kızı Arzu Alhan.
Kayıt Tarihi : 23.08.2026 14:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!