Üzülmüşsün anlat bana derdini
Ben senin ahrette bile dostunum
Boş ver derim, nankör, küstah kim varsa
Bana güven, iyi niyet postunum…
Seni üzen kimler varsa aptaldır
Vaat vermek zaaftır, insanı zora sokar
Maddi veya manevi, boş yere bir yığın zarar
Sanki gereksiz yere, borç senedi vermektir
Ödenmeyen vaatler, bilmem kimlere yarar…
Olumsuz sonuçları, soğukluğu artırır
Vakitlerden bir vakit, senin ömrün bitecek
Söz hakkın, davranışın, artık sona erecek
Sana ait eşyanın, sahibi değişecek
Seni seven kim varsa, dualar gönderecek…
Giymeye kıymadığın, elbise giyilecek
Vazoda diken çoksa, güle yer bulamazsın
Kargaya dil dökersen, sen bülbül olamazsın
Ömrün ansızın biter, asla anlayamazsın
Ey dost ömrün kışını, ilkbahar gibi yaşa…
Tarlada çok dolaşma, gülü ihmal edersin
Dertleşmek zorundaysan, çok dertliyi arama
O dinlemez, söz keser, yalnız kendi anlatır
Zaten kaçar böylesi, dertli olan herkesten
Utandırır ve kırar, tenkit eder, çatlatır…
Nankördür böyleleri, vefayı boza sanır
Şöhret nedir in midir, yoksa gizli cin midir?
Ne de çok meraklısı, ona düşkün insan var
Oysa bir kaydıraktır, biraz yağlı boyalı
Kayarken mutlu olmak, düşünce üzülmek var…
Para pul mal ve mülkü, mezarlıklar almıyor
Şöhret sana bol gelir, içinde kaybolursun
Zaten istemiyorsun, çok fazla yorulursun
Mağrurlar hep yol keser, daralır boğulursun
En iyisi dostlarla, nihavend faslında kal…
Hüzzama yönelirsen, alkolü artırırsın
İnsanlar çevresinde, nankörlükler görebilir
Takdiri bilmeyenler, tenkide yönelirler
Yetişme tarzlarından, karakter farkı doğar
Farka rağmen kaynaşan, birbirini hep kırar.
Takdir eden bulunur, adres doğru olursa
Ebedi yalnızlığa, artık yaklaşıyoruz
Takvim yaşı eskidi, dostlar bir bir göçüyor
Bizler de sıradayız, bir gün veda etmeye
Kalan ömrün her günü, bir yıl gibi geçiyor…
Görüşmeler azaldı, çünkü herkes çok yorgun
Susuz kalmış toprak gibi ellerin
Aşka hasret kalmış gibi gözlerin
Seven kalbi hep aramış sözlerin
Şifa için bir fırtına gerekli…
Dört mevsimi yaşamayan bilmezmiş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!