Erol Güngör Şiirleri - Şair Erol Güngör

Erol Güngör

“ Öncelikleri değiştirmektir sevmek..”Bu söz, yazar Hasan Gökçe’nin bir yazısında geçiyor..
Bence, diğer bir değişle sevmek, gerektiğinde sevdiği kişi için önceliklerini değiştirmektir.
Bir Denizli Dergisinde Hüseyin Gökçe isimli yazarın Bir Denizli Öyküsü isimli yazısında geçiyordu bu cümle. Öykü kısaca şöyle: Birbiriyle samimi dört arkadaştılar. İkisi erkek ikisi bayandı. İki çift güvercin gibiydiler. Muharrem Zeynep’in, Hasan da Meral’in yarım elması, ayrılmazıydı. Karşı cinsler birbiriyle, dördü de kendi içinde “Kanka” idi. Her fırsatta birlikte olmaktan, aynı sofra etrafında buluşmaktan, oturup saatlerce konuşmaktan keyif alırlardı. Sorun üretmeden, mazeret belirtmeden onlardan birinin birlikte paylaşabilecekleri bir öneriye (örneğin sinemaya gitmek gibi, falanca yerde yemek yemek gibi) , diğerleri karşı çıkmıyor, uyum gösteriyordu. Birbirlerinin önceliğine saygı duyuyor, önceliklerini yer değiştiriyorlardı.
Arkadaşları onlara muhteşem dörtlü diyordu..Onların anladığı sevgide, niçin, nasıl, nerede gibi soğuk tavırlı isteksiz sorularla işi yokuşa sürmek yoktu. Bu sorular hemen gelme ve katılma isteği için buluşmayı kolaylaştırmak için kibarca ve arzu ile sorulabilirdi. Sevdiğin insan gel diyorsa geleceksin, saçını değiştir diyorsa, hiç soru sormadan değiştireceksin. Çünkü asıl amaç, sinema, yemek, piknik değil, beraber bakmaktır aynı pencereden. Sorular, sorgulamalar peşi peşine gelmeye başlayınca, sevginin büyüsü bozulur. Sevdiğin kadar sevilirsin..Aldığından fazlasını verme gayreti göstermeyen sevgi cimrileri, aslında sıradan çıkarların izlerini sürüyor demektir. Bir Cuma akşamı bu dört arkadaş sinema önünde buluşmak için sözleştiler. Hanımlardan biri filmi daha önce gördüğü halde, gurubun ahengini bozmamak için filmi daha önce gördüğünü söylemeden buluşmaya katıldı, beylerden biri çok sevdiği futbol takımının maçını seyretmekten vazgeçerek buluşmaya katıldı. Diğer ikisi de başka işlerini erteleyerek buluşmaya katıldılar. Ve o gece şunu bir kere daha anladılar: Önceliklerini değiştirmeye razı olmakmış sevmek…Ben o filmi gördüm..Bizim takımın maçı var bu akşam..Kuaförüme sözüm var canım..türü gerekçeleri olanların, karşısındakine sevgisi değil, ilgisi vardır yalnızca. Ucuzluk pazarına düşmek üzere olan bir ilgidir o. Çünkü gerçek sevgi sormaz, peşine takılır sevdiğinin..Haydi gidelim’in karşılığı, nereye, niçin? olamaz hiçbir zaman. Çünkü sevgi bekler, sabreder, katlanır..Çünkü sevgi eksik aramaz, eksiği tamamlar sebep sormadan. Onu yemem, onu sevmem, prensiplerim var..gibi yüzlerce örneği olan ekşi duruşlar arasından sevgi doğmaz..Doğsa da serpilip boy atamaz. Sevgi için önceliklerini değiştirmeyi göze alacaksın önce...Öykü böyle bitiyordu…
Erol Güngör olarak, bendeniz bu güzel görüşlere şu düşüncelerimi eklemek istiyorum:
Sevgi gayet tabi beklemez, hele aşk hiç beklemez. Sevdiğinin ilgisinden, içtenliğinden, uyumundan, kararlılığından ve sevgisinden her an, her saniye emin olmak ister. En küçük bir kararsızlık ve isteksizlik, dal gibi kırılmasına sebep olabilir. Bu, sevenlerin birbirlerinin her isteğini ne olursa olsun yapmak, birinin diğerinin kölesi olmak değildir. Birbirlerinin kölesi gibi olurlarsa zaten köle olmamış olurlar, birbirlerinin efendisi olurlar. Fedakârlık yarışı, aslında mutlu etme ve mutlu olma yarışıdır. Sabır, nezaket ve hoş görü, fedakârlığı kolaylaştırır. Kusurları değil, meziyetleri görerek ve düşünerek sevgiyi sürdürmek ve asla vazgeçmemek gerekir. Tüm sevgilerden ve herkesin dostluğundan vazgeçen insan, bir gün yaşamaktan da vazgeçebilir. Sevdikçe seviliriz. Sevildikçe sevmeliyiz ve bu sevgiye lâyık olmalıyız. Hak etmeyenden sevgi geri alınır. Birbirini sevenlerin, bu sevgiyi korumak için, önceliklerini birbirleriyle sık sık yer değiştirmelerinin, aslında yaşamı da kolaylaştırdığını unutmamak lazımdır. Bu sayede ha bu gün ha yarın, onların tüm öncelikleri nazara alınmış ve uygulamaya konmuş olmaktadır. Bu durum çeşme başında iki kovanın da yavaş yavaş birlikte dolmasına benzer. Aksi durumda, yani benim önceliğim önde olsun önce benim dediğim olsun düşüncesi ile hareket etmek ise, çeşme başında kovalarla itiş kakışa benzer ve bu arada sular boşuna akar. Belki de kimse kovasına su dolduramaz. Gerçek sevgi, bir damla suyu boşa harcanmayacak eşsiz güzellikte bir deniz gibidir. Bu denizde yüzmek, yaşamaktır..

Devamını Oku
Erol Güngör

Ey insanoğlu ve kızı
Ey sinirli genç, ey hırçın kız
Ey yaşı yaşlılardan daha genç olan
Tüm insanlar, çocuklar, yeğenler, tüm akrabalar
Ve yaşı arkadaş ve dost oldukları kişilerden
Daha genç olan tüm dost ve arkadaşlar

Devamını Oku
Erol Güngör

Sevdamıza şimdi, güneş doğmuyor
Bende huzur, sen gelmeden olmuyor
Yıllar geçti, hâlâ yerin dolmuyor
Aşkın tadı, sen sevmeden olmuyor.

Silemedin, gözyaşlarım kuruyor

Devamını Oku
Erol Güngör

Bestekâr Erol Güngör’ün besteleri’nin okunduğu konserler ve okunan eser sayısı:
1-Doğan Tanyer “Şarkılarla Yaşamak Konseri” 1997 yılı Mart. İstanbul Taksim Harbiye Kenter Tiyatrosu 1 eser.
2-İstanbul Bakırköy Musiki Vakfı-Dede Efendi Korosu Türk Müziği Konseri. 25.2.2001 1 eser
3-İzmit Büyükşehir Belediye Konservatuarı Klasik Türk Müziği Uygulama Topluluğu Konseri. 18.3.2002 Vefa Lisesi konser salonu 1 eser
4-İstanbul Buselik Türk Müziği Topluluğu Konseri. Tarih: 20.1.2004 1 eser
5-İstanbul Buselik Türk Müziği Topluluğu Konseri. Tarih: 16.12.2004 2 eser

Devamını Oku
Erol Güngör

Bu duygu ve bu konuda gayret ve yetenek,
Bazıları için kolay, bazıları için çok zordur..
Ne aradığını ve ne bulduğunu bilen için kolay,
Ne aradığını ve ne bulduğunu iyi saptamayan,
Ve sık sık kararsızlığa düşen için se, zordur…

Devamını Oku
Erol Güngör

En güzel şarkılara, ilham olmuş gibisin
Sen sanki İstanbul’un, ilk sahibi gibisin
Yanında kız kulesi, gelin gibi duruyor
Beylerbeyi Çengelköy’le, bir efsane gibisin..

Salacakta her akşam, bir şarkıdır İstanbul

Devamını Oku
Erol Güngör

Gönül tellerini germe bu kadar
Sevgiden anlayan, kaç kişi kaldı?
Bırak vefasızı, yerinde dursun
Sitemden anlayan, kaç kişi kaldı?

Dünya değişiyor, herkes bir alem

Devamını Oku
Erol Güngör

Bin dokuz yüz elli dokuz yılıydı
İstanbul’a geldik, şehri çok sevdik
Nüfûsu bir milyon, her yer güzeldi
Doğan güneş bile, sanki özeldi..

Ah İstanbul ah, sen hâlâ güzelsin

Devamını Oku
Erol Güngör

Bu senaryonun yazılma nedeni:
Erol Güngör tarafından 13 bölüm halinde yazılan “Nihavent Apartmanı” isimli TV dizi senaryosu, seyircinin beğeneceği umulan aşağıdaki nedenlerden dolay yazılmıştır. Beğenildiği takdirde devamı yazılacaktır.
1- Türk Sanat Müziği Şarkılarının okunduğu gazinoların kapanması, TV ve bilgisayarın öne çıkması ile, görsel bazı diğer müzik türlerinin daha fazla göz önünde olması nedenleri ile, Türk Sanat Müziğine eski nostaljik yaklaşımın, bu gün için azalması dolayısıyla bu senaryo, yeniden Türk Sanat Müziğine ilginin biraz olsun artabileceği düşüncesi ile yazıldı. Nihavent makamı, ismiyle ve melodisi ile kulağa en hoş gelen Türk Sanat Müziği makamlarından biri olup, dillerden düşmeyen şarkıların bir çoğu da, Nihavent makamında bestelenmiş şarkılardır. Bunu halkımız iyi bilir. Dizi çekildiği ve yayına girdiği zaman izleyenlerin, bu tür güzel şarkılardan biraz uzak kalmıştık, öz müziğimizin gazinolar zamanındaki eski görkemini hatırlattı bize diyerek, eski nostaljik şarkıları tekrar dinlemeye ilgi duyacaklarını umuyorum. Ben de bir besteci olarak bu açıdan bir senaryo yazarak, bu konuda bir katkım olsun istedim.
2- Dizinin bölümlerinde geçen şarkılar ve şiirler, seyirciyi sıkmayacak türde olup, tam aksine ilgi çekecek türden şiir ve şarkılar olarak düşünüldü. Apartmanın bir dairesinde gün aşırı yapılan kat sakinleri fasıl gecelerinde daha ziyade nihavent şarkılar okunduğu için, oy birliği ile apartmana bu ad verilmiştir. Okunan şarkılar, daha önce apartmanda oturmuş olan bir bestekâra ait eserlerdir. Dizide ayrıca güzel bir aşk hikâyesi anlatılmakta olup, ilgi çekecek türde kaleme alınmıştır. İlhan bey ile Su hanım arasındaki aşkın, seyircinin ilgisini çekeceğini umuyorum. Senaryo bir de bu sebeple yazılmıştır.
3- Konunun geçtiği apartmanda genel olarak örnek komşuluk ilişkileri ve dayanışması anlatılmaktadır. Birkaç aksi huylu kişi de senaryoda yer almakla birlikte, onların yersiz ve haksız sorun yaratmaları, apartmanda genel kat sakinleri dayanışmasını bozamamaktadır.
Not: Konu ile ilgili olarak Erol Güngör tarafından aynı adla bir de roman yazılmıştır. Eser, roman ve senaryo noterden tastiklidir ve 5846 sayılı yasa gereği koruma altındadır. 1.12.2008 Erol Güngör

Devamını Oku
Erol Güngör

Nice şehirler gördüm, nice ülkeler gezdim
Aynı tadı bulmadım, sen başkasın İstanbul
Senden uzaklaşınca, özlemeye başlarım
Gözlerimi okşayan, bir rüzgârsın İstanbul.

Adında bin aşk gizli, her rüyada sen varsın

Devamını Oku