On bin yıllık medeniyet üstünde
Yakılan, yıkılan yere yanıyom.
Özgürlükler aldatmaca aslında
Kerük’e,Bağdat’a, Şam’a yanıyom.
Şii’si , Sünni’si, Türkmen’i, Kürd’ü
Fazla şey beklemem senin aşkından,
Arada sırada gülüşün yeter.
Başımı döndüren aşk ateşinden
Küllenmiş olsa da kıvılcım yeter.
Seviyorum derken sahici sözüm
YOLLARDA KALIR
Bir bezirgan alıcısın bulmazsa.
Satamaz malını elinde kalır.
Akıl, vicdan kılavuzu olmazsa,
Yorulup, tökezler yollarda kalır.
Deli gönül bir sevdaya tutulsa,
Bu bedenim ateşlere atılsa,
Bir kumarda tüm servetim ütülse,
Senden özge yar seversem yuh olsun.
Çekilse damarım, dökülse kanım,
Aşkı ile şu gönlümü yandıran,
Yürek sızım ilk göz ağrım sevdiğim.
Cennetimi cehenneme döndüren,
Yürek sızım ilk göz ağrım sevdiğim.
Kalamoto , kalem bezi , sele zeytini
Bolca ye bunları çıkar zevkini
İnsanlık bilirse benim farkımı
Barışın simgesi zeytin dalıyım.
Kadın hakan iken, köle ettiğim,
Acırım haline, yanarım şimdi.
Tanrıça edip de sonra taptığım,
Acırım haline, yanarım şimdi.
Senin için çok savaşlar yaptılar.
Kimisi havyarla viski içerken
Kimisi ölüyor açlık yüzüden.
Kimileri lüks içinde yaşarken
Kimisi ölüyor açlık yüzüden
MAZİM HAYAL HAYAL AKLA GELİNCE
HARE HARE OLUR AKÇAY'DA AKŞAM
GÖNÜLDE SIZIDIR HEP İNCE İNCE
AŞIĞA ŞEVK VERİR AKÇAY'DA AKŞAM
SİZİ, MAHKUM EDENLER IHRAK-I BİNNARLARA
DİLERİM SİZİN GİBİ ONLAR YANSIN NARLARA
BELENDİ ON BİR BEDEN O KAPKARA KÜLLERE
DUALAR FAYDA ETMEZ SOLUP GİDEN GÜLLERE
ECEL DEĞİLDİR SİZİ , BİZDEN ALIP GÖTÜREN




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!