Günübirlik yalan aşklar
İki yüzlü figüranlar
Ar bilmeyen çapulcular
Bu şehirde, bu şehirde
Kırklara karışınca mert
Üç yıl önce geldim ama
Şu canımdan çabuk bezdim
Karar verdim, ilk fırsatta
Bu şehirden gideceğim
Kaldırdım her taşını da
Çocukluk günlerim nede güzeldi
Dert tasa üzülmek nedir bilmezdim
Keşke zaman o yaşımda yerinde saysaydıda
Hiç ama hiç... ; Büyümeseydim
Sokakta saklambaç oynarken
Bugün gene günlerden
Kahrolası pazar
Dertler birlik olmuş
Mezarımı kazar
Herkes gezip tozuyorken
Kamaşır gözlerim ay ışığında
Vuslatın yolunu göremiyorum
O gitti gideli kör karanlıkta
Akılsız başımla dolaşıyorum
Geçen sene gidemedim.
Gönlümü hoş edemedim,
Munzur Dağı eteğinde
Demli bir çay içemedim.
Böyle bu durumdan daha önceden
Olmuş olsa idi şayet haberim
Sana yanlış yapan o şerefsizi
Bulup önünde diz çöktürmez miydim
Yaptığı hatayı fark etmeseydi
Onca yoli senle barışmak içun celdum
İnsan yalandanda olsa, bir hoş celdun der
Hava yağmurlu ve soğuk kapuda kalma
Üşüteceksun hadi geç içeru buyur der
Kız seni isterimde
Acep baban verir mi
Başlık parası diye
Beşi birlik ister mi
Ambarımda darı yok
Masal anlatmanın hiç gereği yok
Masumun lafına benim karnım tok
Bu saatten sonra sorarım sana
Geriye dönermi yaydan çıkan ok




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!