Ortaokulda şiir yazmaya başladım; ilk şiirlerim Adana'da Bugün ve Yeniadana Gazetelerinde yayınlandı.
'Balkır,Salkım' Dergilerinde- Adana.
'Çağrı' Dergisinde- Konya.
'Hisar,Dernek,Ekin Sanat,Form Edebiyat,Müdaafa-i Hukuk' Dergilerinde- Ankara
'Varlık' Dergisi ve 'Varlık Yıllığı'- İstanbul
'Uyarı,Beşparmak'Dergilerinde- Kıbrıs
Bir çok antoloji kitaplarında ve 10 civarında site de şiirlerim yayınlanmaktadır..
Daha bir çok yerel gazete ve dergilerde şiir ve yazılarm yayınlanmıştır..
Babamın Suvari Gedikli Başçavuşluğu yaptığı dönemde Kars'ın Kağızman Kazasında
doğmuşum.Atalarım Özbekistan ve Türkistandan Erzurum Başköye Diğer bir kısmı
Konya'ya yerleşmişler..Anneannem babasının Mevlana hazretlerinin çelebilerinden
2.Ahmet Çelebi olduğunu söylüyordu..
93 Harbinde baba tarafım Tunceli'nin Mazgirt ilçesine göç etmişler.
Bir banka da ki işlem dolayısıyla Nüfus müdürlüğüne başvurmam gerekti..
2001 yılından itibaren doğum yerim Tunceli / Mazgirt ' dir..
Evliyim ve emekliyim..İki erkek,bir kız çocuğum var..
Erdoğan Vural
AYDIN - Karacasu
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!