Dertlerimi almadın,
Nasılsa bensin gönül.
Bal ile kestin güya!
Lal ettin sustuk gönül.
Öteleri isterdin,
Yollar eskimedi eskiyen hasret,
İlk defa tanıştım merhaba gurbet.
Geriye dönmeye mecâl vermedin,
İlerisi daha, daha da gurbet.
İnce sızı kalınlaştı som oldu,
Ayağında omuz yükün var belli,
Açmazsın perdeyi, sabaha karşı.
Sisin üstündesin hayâl selinden,
Büzülüp kalmışsın, duvara karşı.
Vuran eller ağır yüreğim taze,
Güneş bir dem olsa, kamer de bade.
Çuvala sığmayan, sığdı bak ince,
Göğsüm siper olsa, kalemim gonca.
Ateş erişmez ise,
Üstünde ki pişmez su.
Özünü buluncaya,
Sürer yürek sızısı.
Engelleri ezmezsen,
Şairler de yaşarlar...
Mezar taşı isyanlarıyla
Deprem çığlıklarında…
Yaşayan ölülere aktarırken nefesi,
Bir akşam karanlıkta sensiz,
Kaybolan vakitlerde...
Her şey kederli ve suskun,
Bu yerlerde…
İki deniz var karşımda,
Nasıl çarpıldım Yarap…
Kulağım sadece bir ses duyuyor,
Her şey birken,
Neden? iki deniz…
UMUT VAR GELECEK KADAR...
Deri, haz etmez.
Kir yapışır sinsice
Sıyırır su...
Deri suyla deri,
Ölüm, bir saniye gülüm...
Yaşarsan,
Yaşatırsan,
Olur
Yaşamak daha uzun...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!