Erdal Ceyhan Şiirleri - Şair Erdal Ceyhan

Erdal Ceyhan

Hasret mi desem, özlem mi
İkisi de aynı kapıya çıkar
Bazen dalar giderim,
Zeugma’da açan papatyaları düşünürüm
Önümde Fırat yaymış kollarını
Ötede Birecik,

Devamını Oku
Erdal Ceyhan

Sevilmişsin sevmiş hep hayaldi bunlar
Dünyada oynanan bir oyundu bunlar
Sevmiş sevilmiş bütün hep oyuncular
Sonunda bir meyhanede çöküp kaldılar.

Devamını Oku
Erdal Ceyhan

Kırk pınara kırk kırba götürdüm
Kırk palana kırk adam üşürdüm
Ey Palancı başı Palancı başı
Sen bu çürük adamı nereden getirdin.

Devamını Oku
Erdal Ceyhan

Herkes kendi şiirini pek över oldu
Yağcılıktan yağcıda tulumlar doldu
Ey kendini bilmezler,ey densizler
Şiir öldü de mezarı size mi kaldı.

Devamını Oku
Erdal Ceyhan

Şiir göklerde yüzen nazenin bir balondur
Balon değilse bile içinde pek doğru yoktur
İnanma şair sözü hep yalandır, deseler
Bakma, şiirin insanla,hayatla ilgisi çoktur.

Devamını Oku
Erdal Ceyhan

Irmaklardan ırmak beğen, isimlerden isim
Sen denizlerde yüzen iri balık gibisin
Kanatlarını çırptıkça kısılıyor nefesin
Ah benim tatlı yarim, balina değil lüfersin.

Devamını Oku
Erdal Ceyhan

Aşk aşk diye diye nefesin kurudu
Zamanın geçti nice ırmaklar duruldu
Artık gevezeliği bırak ahvali anla
Nice değirmenlerde nice tuzaklar kuruldu..

Devamını Oku
Erdal Ceyhan

5,FELSEFEYİ TANIMA:

Bir düşünceye göre, boş insan yazamaz..Bir şiir yazmak için yüzlerce (iyi) şiir okumak gerekir. Şiirin iyisi,kötüsü olur mu? Olur. Aslında şairlere bakacak olursanız,hiçbir şair diğer şairi beğenmez. Övemez. Övmek zorunda kalsa bile, alelusul birtakım sözcüklerle geçiştirir. Antoloji’de görmüyor musunuz? Şiirin altına yazılan tepkilere. Hemen hemen hiçbir şey yazılmıyor. Kimse doğru dürüst bir şey söylemek istemiyor. İnsanların çoğunluğu ağızlarını açmak bile istemiyorlar. Bir kısmının eleştirme yeteneği yok (Aslında onlar şiir de yazamazlar) bir kısmı ise ağzını açıp iki söz söylemek istemiyorlar. O kadar tembeller. Halbuki,herkes bilir, “MARİFET İLTİFATA TABİDİR”. Sanatçı denilen mahlukat biraz övgü ister. Hatta çokça, iltifat ister.. Ama bu gidişle bu iltifatı kolay kolay bulamayacaklar..
.
Felsefesi olmayan şiir, içi boş olan kazan gibidir. Zaten içi boş olan kafa ne söyleyebilir ki. Kafayı doldurmak lazım. İyi bir şair, iyi şiirler okuyarak iyi şair olabilir. İyi şairlerin yanında iyi eleştirmenleri tanımalı, onların yaklaşımlarını bilmelidir. Bugün Hüseyin Cöntürk’ü kim bilebilir? Hüseyin Cöntürk’ü tanımayan şair olabilir mi? (Şiir uğruna Sivas'ta cayır cayır yanan) Asım Bezirci’yi tanımayan şair olabilir mi?

Devamını Oku
Erdal Ceyhan

7.YARATICILIK:

Yaratıcı şair, en üst mertebedeki şairdir. Onunla artık kimse aşık atamaz. Dili son derece kendine özgün biçimde kullanır. Aslında dille adeta oynar. Onu eğer büker, yeni sözcükler yapar. Adeta dil onun oyuncağıdır. Dilden korkmaz, kimseden korkmaz.

Böyle bir usta olan, şiirinin temelinde insana ve insan hayatına saygı yatan Dağlarca, bu yüzden hiç bir edebî akım ve kişiden etkilenmeden kendi kozasını ördü; “Türkçem benim ses bayrağım,” derken, dili adeta yeniden yarattı.

Devamını Oku
Erdal Ceyhan

Şairliğin Aşamaları; Sencilik Dönemi

2.SENCİLİK DÖNEMİ:

Şair yavaş yavaş kafasını benliğinden, öz egosundan kaldırıp, karşıya baktığında,orada bir insan daha görecektir. Bu insan daha çok “Şairin Sevgilisi”dir. Bu aşamada daha çok Sevgiliye Şiirler yazılır. Doğal olarak,bu şiirlerin çoğu ahlarla vahlarla doludur. Bu dönemde yazılan şiirleri çoğu lirik, duygusal şiirlerdir. Bunları da kendi içlerinde bazı çeşitlere ayırabiliriz:

Devamını Oku