pişmanlığım büyük
kırdım camdan kulelerini
canım yanıyor
şımarık bir kedi gibi yaslanıyorum sana
suskunluğunu taşıyamam
birşeyler büküldü içimde
iki bardak koydum kahvaltı masasına
iki de çatal
-alışkanlık işte-
günlerdir sensizliği öğretiyordum oysa ellerime
oturup hüznün karesini düşündüm
harçlığını yitirmiş çocuğun telaşı
kalakaldım lunaparkın kapısında
son kez sevişmek mi
kalsın
yüzümüz kırılmasın aynalarda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!