Seyrelen saçlarıyla bir muhtacın bakışı...
Sebilsiz kaldım sanki okyanusun dibinde.
Yapraklar döktüm fakat atlattım işte kışı,
Ilık meltemin şimdi dans ediyor cildimde.
Irmaklarım taştıkça balıklar yüzmez oldu,
Kuşaklar koğuşlanmış dalların eteğine,
Pâre pâre dağılıp yüreğe inmişti berd.
Dayadımsa da dilim arının peteğine,
Bal adû-yı denîyken miğfer imiş hem-neberd.
Ben anlamak dilemem, körelttim iştiyâkı.
Gece, tüm hasretiyle tepemde dikiliyor;
Gece, ki melullerin yegane tesellisi;
Gece, sağanak olup yağıyor üzerime;
Gece, ki ölülerin bir garip tecellisi...
Tanrı'nın kollarından kurtarmıştım kendimi,
Bu gece,
Kusurlarımdan arınıyorum.
Çakıllı yollardan geçtim,
Ve zehirli sular içtim.
Kirlenmek meziyetse eğer
Kapkara bir gündüzün turuncu akşamında,
Donmaktayım, üzerim, yapraklarla örtülü.
Tepemde minareler ölümü çağırıyor,
Bir yerlerden tanıdık geliyor bu örüntü.
Altımda hayalinin turuncu yansıması,
I
Ulu Tanrı zihnime bir kelepçe vurunca
Sesim kesilir yerden, yüreğim hep senledir.
Köşede selam verir, gözlerini kırparak
Islak, çürük tahtadan yere yakın bir sedir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!