Şubatın on dördü gelip geçerken
Hicran gözlerimde yaş olur benim
Aşıklar aşkını dile vururken
Nazlı yar bağrııma taş olur benim
Birer birer solar düşer yapraklar
Yüreğim buz kesti ürperdi tenim
Ilık nefesini dönder bana yar
Nazarın içimde kor olsun benim
Ceylan gözlerini dönder bana yar
Kader ışığımı alıp giderken
Bir sabah seherin de yanlızlığı farkettim
Hüzünlerim kaybolsun bayramlar bayram olsun
Bundan iki yıl önce mutluluğu terkettim
Hüzünlerim kaybolsun bayramlar bayram olsun
Yokluk sarıp sarmalar sen gideli bu candan
İki kelime yazmaya varmazken ellerim
En büyük ilhamımdı güzel gözlerin
Sevdan ile dolup taşarken hislerim
En büyük ilhamımdı güzel gözlerin
Eser inceden üstüme seher yelleri
Kalmadı içimde tutacak dalın
Vazgeçtim aşkından sonsuza kadar
Sonu kötü bitti açtığım falın
Vazgeçtim aşkından sonsuza kadar
Papatyalar tükendi yine sevmedin
Ankara yağmurlu yine bu gece
Elimde sigaram hüzünlü kalbim
Izliyorum şehrin ışıklarını
Ruhum darmadağın elimdir halim
Titretir gecenin sinsi ayazı
Yağmurlarin yağdığı şimşeklerin çaktıgı
Karanlığın çöktüğü bir gece ansızın gel
Acıdan kavrulurken gözyaşımın aktığı
Şafağın geç söktüğü bir gece ansızın gel
Yılların eskittigi dostluğumu ararken
Yine düştün aklıma söndü bütün ışıklar
Nehirler damlıyorken gözümün bebeğinden
Öylesine ruhumu sarıyor sarmaşıklar
Bir bebeğin çığlığı yükselir beşiğinden
Kıyamet koptu çoktan, ruhum halen arafta
Evveli hiç yoktuki, mutlu sonla bitseydin
Mecnunu kıskandırı bu hicranın öyküsü
İlahi kudretin aşk şarabından içseydin
Yazılmazdı hasretin bu matemli türküsü
Varlık ile yokluğun arasında kalmışım
Günlerden çarşamba saat on otuz
Seni düşlediğim anlardan biri
Hicranı yazdığım bu satırlarda
Damlalar düşer gözden iri iri
Ellerim varmıyor yazmaya seni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!