Kahve içsem kokusu sen,
Işık görsem huzmesi sen,
Kalbim yanar ateşi sen,
Yarımsın, kalan yarısı sen...
Perdeler kapandı
Son sahne
Elinde pipetli bir çocuk
Derin derin çekiyor
Sanki içini
Salınmamalıydı bağcıkları
Gözlerine değecek yine
Gözlerim.
Yıldızın halkası bildim
Kaşlarına,
Gözlerime ince perde
Saçlarına,
işte kalem işte kağıt
şiirimi yaz ver bana
ya aşkıma yak bir ağıt
ya hoş kafiye der bana
hemen ver de kararını
Kar gelecek diyorlar,
Mevsimin beklentisi,
Yürürken usul usul,
En sevdiğin tınılar
Kulaklığında..
Elimde kırılmasın biçare kanatların
İsimsiz rüzgarlarda tüylerin dökülmesin
Tozu dumana katan ak yeleli atların
Toynakları altında düşlerin ezilmesin.
leylak esintileri, doğudan ve batıdan
dört bir tarafı sarmış güzelliğin erleri
gönüllere geç kalmış girmemiş diğerleri
diğerleri nasipsiz manada kırıntıdan
leylak esintileri, doğudan ve batıdan.
Umutlar yeşerir bazı dilimde
Bazı karamsarlık ruhuma çöker
Gönlüme dur demek değil elimde
Sevdiğim elime can suyu döker.
Nolur bana sorma kimin nesiyim
Beyaz badem çiçeklerinden anlardım
Bazen renge bürünür ya pembe
Sen açmazdan önce
Baharın geldiğini adım adım
Leylaklar mora çekince...
bellemişim canan seni
yüreğim yetim bırakma
esaretinde tut beni
lakin gözlerinle yakma.
aldırmadan benliğime




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!