trabzon akçaabat şiir yazar
Eserleri
ŞİŞENİN DİBİNDEKİ SESSİZLİĞİM
Bir yudumda değil,
bin acının gölgesinde sakladım kendimi.
Gülüşlerim, içimdeki yangını örten
ince bir perdeydi sadece…
Kimse bilmedi, ben susarken
kaç kere öldüğümü içimde.
Masalar biriktirdi beni,
kadehler unuttuğum yanlarımı topladı.
Her damlada biraz daha büyüdüm,
büyüdükçe de sessizliğimi keskinleştirdim.
Öyle bir sessizlik ki bu,
konuşsam dağları deler,
susarsam insanları paramparça eder.
Kırıklarımı kimseye göstermedim,
göstersem anlamayacaklarını bildim.
Çünkü bazı yaralar,
bakıldığında değil;
dokunulduğunda can yakar.
Benim yaralarıma dokunan olmadı,
ben de anlatmayı bıraktım.
Şişenin dibine çöken tortular gibi
biriktirdim bütün gerçekleri.
Her biri ayrı bir ihanet,
ayrı bir “bitti” çığlığı…
Ben yalnızca sustum.
Çünkü bazen sessizlik,
kalabalıklardan daha yüksek bağırır.
Ben, gölgesinden bile emin olmayanlardan
çok şey öğrendim.
Beni tutamayan eller,
bugün yokluğuma bile dokunamaz hale geldi.
Her adımda güçlendim,
her düşüşte daha sert kalktım ayağa.
Şimdi dizlerimdeki yaralar değil,
bakışlarımdaki duruş anlatıyor beni.
Beni kıranlar unutsun,
ben unutmadığım hâlde susuyorum.
Çünkü büyüklük, bazen konuşmakta değil;
susarak geçilen hesaplarda saklıdır.
Ben de hesaplarımı sessizliğime bıraktım.
Sessizliğim, en ağır intikamımdır artık.
Ve bilsinler…
Şişenin dibindeki sessizliğim,
kırılgan değil;
zamanı geldiğinde zehir gibi yakacak kadar güçlüdür.
Ben kendimi orada saklıyorum:
Kimsenin ulaşamadığı bir derinlikte,
kimsenin kirletemeyeceği bir yerde.
Şişenin dibindeki sessizliğim,
benim hem en büyük yaram
hem de en temiz zaferim oldu.
Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın,
Öylesine yıktın ki bütün inançlarımı;
Beni bensiz bıraktın; beni sensiz bıraktın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!