Doğrularından kaçmak isterken
yalanlarımda boğuldum
Gözlerini görmek isterken kabuslar görür oldum
Sesini duymak isterken çığlıklara mahsur kaldım
Sessizliğine mahkum kaldım
Seni aşkına hain kılan bahtın
Zarif göğsüne hapsolan yarin
Tenine süzen, vazgeçmiş halin
Beni içine çeken saf narin
Bir sorgum kalmadı eceline
Olmadı senin gibi yaşamım
Bitmedi feryadım derdim
Sönmedi zamanım farkım
Ölmedi sende kaldı aklım
Duyulmaz sesin sevgini hissedemediğimdendir Görülmez varlığın gaybım olduğundandır
Büyüne kapılıp gecelerimizi sabah eden güneşe sarılıp son olduk
Ömrümün renklerini kararttın böylelikle
Böyle ölüme bile varamayız aşkla tonla
Göremediğim gözlerini unuttum onla
Nefesimi tuttum döneceğin güne sonla
Bir dumana kadar yetemeyeceğimizi gördüm zamanla
Yüreğinin tümseğinde kollarına sarma dediğimi sardın
Kalbimin en acı yerinde hissetme dediğimi sevdin
Attığım farklı bedenlerde aradım kendimi
Kaybettiğim canlarda bulamadım benliğimi
Baktığım derin gözlerde anlam aradım sözlerin içinde
Hatırladığım gecelerin sessiz ağlayışıydı sensiz
Dudaklarının gerçekliğimidir tuzsuz denizde yüzmek yoksa ölümüdür bana dudakların
Denizler bana meltem midir
Kaybolmuş bir çocuk gibi gözlerinde yürümek midir aşk
Saçların da oluşan dalgalar beni götürür mü kalbine
Senin sen olduğunu görebilir miyim yüreğinde
Dalgalar denizlere sığmazdı ben sana
Öğrendiğimden beridir kafam duman
Hislerim alev kalbim sis
İstemiyorum sensiz bir hayat
Bu şehir irfansızdı seni sevdiğimi
Zümrüt yeşili gözlerinle bedenime olduğun sarmaşığa sarıldım huzurum oldun
Kıyametleri kopardığın sözler gecelerin karanlığında kaldı çekebildiğim bir dert değil perde oldu
Samanlarda sakladığın sevgine muhtaç kaldığım kadar değerim kaldı çaresizim
Sana olan umutlarım kadar dışardaydı gözün sadetin bile yoktu bir gram hüzün
Kovulduğum tek yer o bar sandalyesi değildi solumuş kalbimin sensiz yalnızlığıydı
Saklandığın yalanların arkasında gizlenmen bittiğinde anladın dünyanı sessiz kaldım sandın
Siz hiç yatağınızda yalnızlığınıza gömüldünüz mü?
Siz hiç yanarken dondunuz mu?
Siz hiç yaşarken bir hiç oldunuz mu?
Siz hiç hissederken öldünüz mü?
Yıktı taşlardan kaleler
Akan kanlardan mahsenler
Sabra sunulan cevherler
Ak alınlarından zaferler
Biten mermiler süngülerle dolsun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!