Yüce dağ başında yandım kavruldum,
Külümü yele verdim,tozla savruldum.
Hakikat yolunda kaç kez devrildim,
Feryat ettim,sesim duymaz oldular;
Haykırdım, haykırdım, anlamadılar.
Yürüdüm dünyanın tozlu yolunda,
Nice boş kovanlar,ballar gördüm.
Gezdim şu âlemin sağında solunda,
Meyvesiz ağaçlar, dallar gördüm.
Kimi ipek giymiş,içi boş kovan,
Bu çağın dar kalıplarına sığmadım,
Gömleğimi dar biçen ellere isyanım var.
Gönlümü bir sonsuz deryaya kıldım da,
Onu bir damla suya hapsedenlere isyanım var.
Siz "yasak"dersiniz,ben "aşk" derim,
Dünya yükü bindi garip sırtıma,
Yine de eğilmem, dik durdum anne.
Girdik bin bir türlü boran fırtına,
Küllerimden yine doğdum annem.
Yandım da tutuştum Leyla misali,
Öyle bakma çocuk, içim gidiyor,
Erimiş karlarín seli gibisin .
Bakışın bağrımı delip geçiyor ,
Gurbet elde eden yel gibisin .
Yüzünde bin yıllık kederin izi,
Sanki siteminle yaktın sen bizi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!