20 yaşında Üniverisite Öğrencisi Türk Dili ve Edebiyatı okuyor.
Konuşamadık; içimde büyüyen bir uçurum oldu adın,
Bir an sevmek güzeldi dedin, ben o anı sonsuz sandım.
Şiir kokan yüreğine dokunamadım belki,
Ama geceler boyu kokusunu taşıdım içimde.
Sevmek güzeldi…
evet,
Seni gördüğüm aylar Mayıs’a dönerdi, gönlümde bahâr-ı visâl açardı.
Bugün yüzüne bakamadım; aramızda bir perde-i gurbet vardı.
Bakışların bir zamanlar kalbime şevk veren bir nur idi.
Elimi tutuşun, ruhumda latif bir ihtizaz bırakmıştı.
Şimdi aynı eller, sanki bir hicran masalının satır arası.
Yabancılığın hazan gibi çöktü içime, sessiz ve ağır.
Sana sarılmadım,
çünkü sen
hep kaçtığın yerden sevilmek istedin.
Sarılar yakıştı diyorsun—
benim üzerimden geçti rengin,
Ben muhabbetten firâr eden bir korkağım,
kalbim meyil eder, ben ric‘at ederim.
Sevda bir adım atsa,
ben içimde bin adım geri çekilirim.
Mehtaba âşinâ bir vakitte
Buğuz ederse karanlığım gecene
Bil ki yüreğimin tılsımıdır bu
Bir sigarayla geçmez, bin merhemle iyileşmez
Gitmek yakışırdı tüm şehirlere
Zamanı pas tutan saatler
Geçmek bilmeyen takvimler
Tozlu kitap raflarında saklanır gibi
Gitmek yakışırdı
Tamamlanmamış sözlere
Hayat eylülünün son mısralarındayım.
Döktüm tüm yapraklarımı.
Cümlelerin bir anlamı yok.
Hava biraz rüzgârlı, biraz kahve.
Rengini kaybeden yapraklar mıydı sahi?
Ruhlara gelen kışın esintisi vurdu kalbe.
Gece,
zamanın adını unuttuğu bir menzil.
Şeb-i firkat üstüme kapanmış bir perde,
her nefeste biraz daha ağırlaşan.
Sükût
Kaç ay geçti, ne aradın ne sordun,
İnsan merak etmez mi kalbinde bıraktığını?
Aşk dediğin böyle mi susar,
Sevgi bu kadar mı kolay unutulur?
Ben hâlâ adını içimde taşırken,
Sen hiç mi dönüp bakmadın geride kalana?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!