Ey gülüm canım benum
Neden çikmayi sesun
Yoksa gurbet ellerde
Kesildimi nefesun
Özlemle kucak açtum
Yolunu gözleyurum
Bilemezsun ne kadar
Seni çok özleyirum
Bayildum çıkamadum
Borçkanın bayirini
El oğlu nerden bilsin
Karinun hayirini
Kar yağar doli doli
Kapatti sağı soli
Belki yaza gelirdim
İzin vermez el oğli
Bir kurşun atacağum
Giresun kalesine
Belki hedef şaşurur
Değer benum herife
Fındığım ocak, ocak
Bilmem nasil olacak
El oğlindan hayır yok
Hep sondurürler ocak
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.



