Gönül dergâhında şems-i hüdâsın,
Cihanı kuşatan feyz-i muallâ.
Sana canımızdır ezelden fedâ,
Ey şefî'-i ruz-ı mahşer-i kübrâ.
Hicranla kavruldu bağr-ı hümâyun,
Mülevves firkatle gönlüm perîşan.
Melûl ve mahzunuz, hâlimiz mahzun,
Bir emân bekleriz her dem-i devran.
Sâdıktık biz sana, sâdık neferdik,
Sürerdik yüzümüz hâk-i pâkine.
Cennet-i a’lâyı sende severdik,
Bakmadık dünyanın mâ-ü tînine.
Nâçârız, bîkesiz, dermân sendedir,
halimiz perişan, kalbimiz sâfî.
Emmâre nefsimiz her dem bendedir,
Yâ Resûl, himmetin bizlere kâfî.
Zulmet-i dehr içre nâçârız bîkes,
Şu fânî dünyânın devrânı döndü.
Feryâd-ı derûnu duymaz hiç bir kes,
Gönül kandilinin şûlesi söndü.
Tenvîr-i zâtınla nûr olsun rûhum,
Zerre-i aşkınla dolsun bu sîne.
Sendedir sâhilim, keştî-i nûhum,
Kurbanız biz senin kudsî dinine.
Dergâh-ı izzete mücrimce geldik,
Günâh-ı bî-pâyân bükse de beli.
Biz seni ezelden sultân-ı bildik,
Ey bağ-ı irfânın en kudsî gülü.
Sâkî-i Kevser'den bekleriz muştu,
Teşne-i dildârız, kalbimiz yanar.
Ufkumuza nâ-geh bir hicrân düştü,
Ümmetin her nefes adını anar.
Mîzân-ı adlinde tartılsa özler,
Senden gayrı penâh bulamaz canlar.
Vuslatın yolunu gözlüyor gözler,
Seni ancak aşkla yananlar anlar.
Kayıt Tarihi : 7.1.2026 14:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!