Efendim:
Közü küle gömüp nar-ı incitme,
Arşın gölgesinde kar-ı incitme,
Yükün ağır diye yâr-ı incitme,
Biz ne canlar gördük, piştik efendim.
Gönül bir kaledir, burcu yıkılmaz,
Aşkın pazarında cana bakılmaz,
Ateşsiz yanana nişan takılmaz,
Biz bu deryalardan geçtik efendim.
Kaderin hükmüne rıza gösteren,
Zemheri vaktinde güller kıstıran,
Dertli sinesine taşlar bastıran,
Nicesiyle kucak açtık efendim.
Yolun çetin ise erkanı vardır,
Pirin nefesinde dermanı vardır,
Zulmetin sonunda fermanı vardır,
Vuslat şerbetini içtik efendim.
Hakikat bahçesi, gülü kurutmaz,
Sadık olan kulu Mevlam unutmaz,
Hükmü veren eldir, kalem sırırtmaz,
Dert ile dertlenip düştük efendim.
Mürşit nefesiyle harman olanlar,
Kendi benliğini kurban kılanlar,
Yedi kat yerlerde üryan kalanlar,
Menzili aşk ile seçtik efendim.
Ulu divan kurulur, hesap sorulur,
Yorgun olan gönül orda durulur,
Kalemsiz Şair'im, mühür vurulur,
Candan cana köprü seçtik efendim.
Kayıt Tarihi : 16.2.2026 23:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!