Atatürk Edirne’de
Oysa her şey ne kadar da güzeldi
Okulları dolaşmıştı
Öğretmen okulunu,
İmtihan etmişti
Genç öğretmenleri,
Liseyi,
Selimiye’yi gezmişti.
Selimiye’nin bakıcısına para vermişti..
Ne güzel bir geziydi.
Enver, Niyazi Bey’ler
Hep geride kalmıştı..
Gerçekten, nerede şimdi onlar,
Orta Asya’da,düşler içinde
Kayboldular..
Ve ertesi günü
Ne olduysa oldu
Menemen’den Kubilay’ın sesi duyuldu.
O gece feryat figan uyandı Atatürk
Yatağında kalktı doğruldu
Vatanın da bir kötülük olmuştu
Bunu hissetti, duydu.
Taa Menemen’den Kubilay’ın sesini
Hışım gibi atladı arabasına Edirne’den İstanbul’a
Oradan Ankara’ya..
'Bütün gericilerin kafası kopartılacaktır'
Bütün gericiler,yobazlar
Medeniyet dışı caniler
Belasını bulacaktır.
Oysa Edirne
Ne güzel de ağırlamıştı Atatürk’ünü
Eski dostunu
Eski büyüğünü.
Yine Meriç'in kıyısında
Erdem’in kahvesi’nde oturmuş,
Kahvesini içip
Selanik’i düşünmüştü.
Karaağaç'ın ötesinde Mora
Bu tarafta Burgaz, Sofya
Şimdi hepsi dağların ardında
Edirne kurtulmuş, ona bak..
Kara ağaçların altı artık özgür,
Demişti.
Kör talih,
İşe bak,
Dışarıda bir düşman,
İçerde bin düşman
İki yılan
Birisinin kafasını kopardık
İkincisi kaçtı deliğe..
Kayıt Tarihi : 21.1.2010 17:01:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!