Sen, kendi Olimpos’unun sessiz tanrısı,
duymaz kulaklarla dolaşan,
kimselerin fısıltısına kulak vermeyen.
İnsanlar mı?
Sadece Sisifos’un taşları,
senin eğlencen için yuvarlanan oyuncaklar.
Senin gülüşün, Medusa’nın bakışı gibi,
dokunanları taş eder,
ama aynada gördüğün tek şey, kendi yansımandır.
Bencillik mi?
Atlas’ın omuzlarındaki yükü paylaşmaya razı değilsin,
ama unutma: yük, paylaştıkça hafifler,
ve omuzların taşıyabileceği gerçek güç,
sadece başkalarıyla kurduğun bağda ortaya çıkar.
Arsızlık, Penelope’nin ipliklerini çözen ellerin;
özseverlik, Narcissus’un gölgesinde boy atan sen.
Sağırlık mı?
Çığlıklar mı?
Orpheus’un lirinde bile kaybolur, sana ulaşamaz.
Ama işte şimdi,
Medusa’nın bakışı sana ışık tutar,
Orpheus’un lirinde kaybolan sesin melodisi,
karanlık bir kuyudan yükselen yankıyla kalbine dokunur.
Ve sen, kendi efsanende yalnız değil,
bencilliğini, arsızlığını ve özsevgerliğini fark ederken,
anlarsın: gerçek güç,
kendini aşmakta, başkalarını anlamakta ve idealine sadık kalmakta sınanır.
Kayıt Tarihi : 27.2.2026 21:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!