En çaresiz uykumda görüyorum. Ve en bitkin uyanışımda ağlıyorum onu. Sırtımın kamburlaşmış iliği taşıtmıyor kendimi bana. Kendimi, ne gün yüzünün kucağına atıp yeni dökülmüş zift desenli asfaltın üzerinde yürütüyorum. Ne de gece yüzünün aydınlattığı şu yuvarlak uydu gibi ışık saçamıyorum hayata yaşamaya dair.
Bitkinim ve bir o kadar da umursamıyorum takıntılarımı. Ya da beynimin bu saçmalığa adımına çukurumu açarım. Açarım ki yokluğa açılan çizginin üzerine bile boyalanmasın.
Hep beklemek midir ki bu hayatın gayesi? Ya da hep iç çekmek midir ki gidenlerin ardından? Hep gözyaşı, hep dizüstü bi başına...
Ve sinemamda olduğu gibi;
Kan ter içinde gece
Kan ter içinde her yanım
Her yanım bu gece vurgun içinde
Kurşun yemişim, sürgün yemişim
Bu sana ilk gelişim
Vur emriyle düşmüşüm kapına
Devamını Oku
Kan ter içinde her yanım
Her yanım bu gece vurgun içinde
Kurşun yemişim, sürgün yemişim
Bu sana ilk gelişim
Vur emriyle düşmüşüm kapına




tebrikler ablası
çok güzel yazmışsınız...
çok güzel bir payaşım okuttuğunuz o koca yüreğinizi kutlarım başarılarınızın devamını dilerim sevgi ve saygılarımla
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta