Bugün gönlüm yasta benim.
Ne ötersin garip bülbül.
Akıl yok ki başta benim.
Ne ötersin garip bülbül.
Mecnun gibi divaneyim.
Kerpiç duvarın üstünde.
Bir garip kuş, birde çocuk.
Yetim kalmış bir yavrucak.
Göz yaşları boncuk boncuk.
Eğer açılmazsa, gönül kapısı.
Sılası gurbettir, garip olanın.
Bir metrekare bile yoksa tapusu.
Sılası gurbettir, garip olanın.
Yabancıya gönül veren tepeler.
Neyimize gerek ülke demeden.
Gönlümüze hasret yükledik gayrı.
Kesildik içmeden, içtik yemeden.
Hasretle vuslatı bekledik gayrı.
Özlemle doldurduk gül kokusunu.
Umudu tüketme çok garip ülken.
Hazanda solmayan gülleride yaz.
Denizler senindir, açılsın yelken.
Ilgıt ılgıt esen yelleride yaz.
Çarşıda, pazarda gördüklerini.
Şu yalan düyanın haline bakta.
Bal suyu gölünde yüzenleri yaz.
Eller aya çıktı, sen kına yakta.
Bağrında ay doğar,şafak atarmış.
Bir yiğit yatarmiş Anadolu da.
Sen yokken bülbüller gamlı ötermiş.
Matemin tutarmış Anadolu da.
Çile çekerken bülbüller.
Acıya dost olur gece.
Seherdeki kızıl güller.
Çileye dost kalır gece.
Yüreği sızlatır yad’lar.
Beraber el ele aşk deryasından.
Göz göze bakışıp, geçek nazlı yâr.
Nakışa bezenmiş aşkın tasından.
Aşkın şarabını, içek nazlı yâr.
Söylenen masallar düşmeden dile.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!