Kuşluk vakti geldi, dinlen bir hele.
Ne toprak incinsin, ne yaprak senden.
Bülbül zar etmesin, akıl ver güle.
Haberleri getir, bahara dünden
Yollar ince, uzun gider öteye.
Ekrana çıkarırlar, okumuş cahilleri.
Bir dönme dolap gibi, döndürürler lafları.
Korkuturuz sanırlar, koca koca filleri.
Kandırırım diyerek, beyni çürük safları.
12.05.2017
Şu gönül evime cemre düşünce.
Aşkımın baharı gelirmiş Çakır.
Ateşinden yüreğimiz pişince.
Gönül sevdasını bilirmiş Çakır.
Akşam olur prangalar takılır.
Yalnızlık öfkeden kudurur Çakır.
Yağmur gibi gözden yaşlar dökülür.
Deryalar dolusu su olur Çakır.
Hasret yürekleri yakar kavurur.
Gönül şerbetine, acı katınca.
Ağlayıp göz yaşı, döküyor Çakır.
Olmazından ham hayale yatınca.
Yüreğine dertler, ekiyor Çakır.
İçmeye gidince, kuşluk çayını.
Akşamdan, sabaha uyuyamadım.
Gönlümü efkarın, aldı Çakır’ım.
Başımı yastığa, er koyamadım.
Aşkın yüreğimi, çaldı Çakır’ım.
Sevdan döşek oldu, aşkın yar bana.
Yüreği güzel dostlara iyi akşamlar.
ÇAKIR’A MEKTUP
İşini bilenler, bin iş bitirir.
Sende bire beşi, koydun mu Çakır.
Yine kışa döndü, köyün havası.
Muhtar emmi yeme yapıştı Çakır.
Bozuldu kavakta, karga yuvası.
Eşek sıpasıyla, tepişti Çakır.
Kalmadı buranın tadıyla tuzu.
Zor geçilir denen kıldan köprüyü.
Açtım sana geliyorum Çakır’ım.
Doğum büdüğüm bir viran köyü.
Geçtim sana geliyorum Çakır’m.
Duydumki arkamdan sitem etmişsin.
Neden bana acıyı çek diyorsun.
Aşk yarası derin olur Çakır’ım.
Sitemle gönlümden çoksan diyorsun
Aşk yarası derin olur Çakır’ım.
Hoyrat yeller gibi toza belersin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!