Dünya malı için gönüller yıkan,
Menfaat yoluna köşkler kuran,
Hakka giden yoldan geri duran,
Bu yalan dünya sana da kalmayacak.
Q
Nereden gelip, nereye gidersin?
Nefsin elinde hep feryat edersin,
Bir gün bu kervandan sen de geçersin,
Bu yalan dünya sana da kalmayacak.
Q
Sırtında yük diye kibir taşıyan,
Kendi gölgesinde sahte yaşayan,
Hırsın ateşiyle yanıp tutuşan,
Bu yalan dünya sana da kalmayacak.
Q
Gözleri kör eden altın ve gümüş,
Gördüğün her rüya bir gün bitermiş,
Senden öncekiler toprağa girmiş,
Bu yalan dünya sana da kalmayacak.
Q
Bir kefen bezidir elde kalacak,
Vakti gelen elbet sessiz solacak,
Adalet yerini mutlak bulacak,
Bu yalan dünya sana da kalmayacak.
Q
Saraylar, hanlar hep burada kalır,
Azrail gelir de canını alır,
Girdiğin o kabir daracık kalır,
Bu yalan dünya sana da kalmayacak.
Q
Mazlumun ahını yükleme sakın,
Hesap günü elbet sandığından yakın,
İbretle bir dön de maziye bakın,
Bu yalan dünya sana da kalmayacak.
Q
Ne sultanlar geçti, ne beyler gitti,
Nice saltanatlar bir anda bitti,
Ecel rüzgarı her şeyi itti,
Bu yalan dünya sana da kalmayacak.
Q
Malınla mülkünle övünme boşuna,
Toprak ortak olur tatlı aşına,
Yazılır ismin bir mezar taşına,
Bu yalan dünya sana da kalmayacak.
Q
Gönül kırma, bir dua al yeter,
Zulmün sonu elbet ölümden beter,
Bugün yanan ocak, yarın kül tüter,
Bu yalan dünya sana da kalmayacak.
Q
Garip Murat söyler, Hakka dayanır,
İnsan olan bir gün elbet uyanır,
Can gider de beden toprak boyanır,
Bu yalan dünya sana da kalmayacak.
Kayıt Tarihi : 30.1.2026 20:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!