kalemimin güçlü olduğunu düşünsemde kalem de lal oluyor bazen kalpteki zihindeki dökülmüyor satırlara ,dizelere oysa kalpte kalan söküp atılamayan ve zihne yuvalanmış o kadar
şey varki vakti durağı gecmiş son gardanda kalkmış o tren yazsan anlamsız sussan yerinde ne diyordu Cahit Zarifoğlu bitti o şiir başka misra
gerekmez...Dünyanın keşmekeşi yorgunluğu yılgınlığı sürüklüyor insanı sel sularının çer çöpü sürüklediği gibi kah boğmaya çalışıyor kah nefesler ikram ediyor. Burası dünya diyor vaaz
eden imtihan meydanıdır mükaffat yeri değil
insan akvaryumdaki balıklar gibi
kah sola tos kah sağa tos umudun bittiğe yerde değil sabrın renk değiştirdiği sıradanlaştığı yerdeyim başa geleni ızdırar halileyle cebirle kabulleniş ve belki de umursamazlık ne olursa olsunculuk...
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta