Gölgenize birçok isim hediye edildi.
Ama, hiçbiri sizi anlatmaya yetmedi.
İnsan adla avunur,
Oysa varlık, addan önce gelir.
Doğa çocuklarını terk etmez,
Yalnızca sabrı öğretir.
İnsan uzaklaştığını sanır,
Oysa hep içindedir tabiat.
Unutulan yol değil,
Hatırlanmayan özdür.
Yalnızca rüyada duyulan
Bir müziği dinletir dünya.
Aklını iyi kullananlar
Ezgileri duyabilir.
Çünkü akıl, hükmetmek için değil,
Anlamak için verilmiştir.
Bilmek ağır bir yük olabilir ama,
Bilmek uyanıştır.
Ve uyanan insan,
Hayallerine kavuşur.
Korkunun ötesinde
Başka bir kapı.
Orada ne düşman vardır,
Ne de fethedilecek bir yer.
Sadece denge vardır,
Sadece uyum.
İnsan korktuğu için böler,
Anladığı zaman birleştirir.
Tabiat Ana seslendiğinde;
Bilindik bir dil kullamaz.
Bir ağacın sessizliğinde,
Bir taşın sabrında,
Bir rüzgârın yönsüzlüğünde
Size kendinizi anlatır.
Kendinizle buluşturur.
Gerekirse karanlığa inin, dinleyin.
Karanlığa inmek,
Kaybolmakmış sanmayın.
Çünkü karanlık düşman değildir;
Ruh, ışığa karanlıkta yürür.
Hakikat orada şekillenir.
Işık, ancak karanlığı tanıyanlara
Yol olur.
Çünkü
Dünya bir bedendir.
Dağlar kemikleri,
Nehirler damarlarıdır.
Toprak derisidir,
Ormanlar nefesidir.
İnsan, bu bedenin misafiri değil,
Hücresidir.
Bu beden
Ruhunuzun barınağıdır,
Sırlarınızın yaşadığı yerdir.
Ona ne yaparsanız,
Kendinize yaparsınız.
Onu yaralarsanız,
Vicdanınız kanar.
Unutmayın:
Dünya sizden büyük değil,
Sizden ayrı da değil.
İnsan kendini iyileştirdiğinde
Dünya da iyileşir.
Çünkü dünya bir bedendir,
Ve o beden
Bizim içimizde atar.
Kayıt Tarihi : 2.1.2026 15:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!