Dostum,
Bu mektubu tüm samimiyetimle yazıyorum sana,
Seninle yaşadığım her anı anımsayarak,
Sözlerin halen kulağımda,
Dün buradan ayrılıp giderken sen uzaklara,
Ben üzüntümle savaşıyordum.
Çileyi koklayıp gül niyetine
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime
Devamını Oku
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime




Dün buradan ayrılıp giderken sen uzaklara,
Ben üzüntümle savaşıyordum.
Sen görmeyesin diye,
Senden saklayıp içime atıyordum.
Oysa senin her attığın adım benim için,
Başıma inen taş darbesi gibiydi.
Yüreğimin içinde patlayan yanardağ misaliydi
Dün buradan ayrılıp giderken sen uzaklara,
Ben üzüntümle savaşıyordum.
Sen görmeyesin diye,
Senden saklayıp içime atıyordum.
Oysa senin her attığın adım benim için,
Başıma inen taş darbesi gibiydi.
Yüreğimin içinde patlayan yanardağ misaliydi.
Şuan oturmuşum, eski hatıralar önümde.
Çocuklar gibi şen şakrak,
Hatıralarım sallanıyor göğün uçsuz bucaksız maviliğinde,
Sende görebiliyor musun benim gibi dostum?
Candan isterse insan hissedermiş.
dostluklar hiç bitmesin...güzeldi..
cenk aksal
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta