Dost görünen yüzün arkası kuyu,
Belli ki bulanık ruhunun suyu.
Hasedin içinde bitmeyen huyu,
Gizlese de ele veriyor gözler.
Gülerken çehresi, içi kan ağlar,
Senin baharına kışları bağlar.
Sanki sükûnetle akıyor çaylar,
Altında kaynayan zehri kim sezer?
İyilik gördükçe daralır içi,
Bilinmez bu kinin aslı ne, niçi?
Sırtında taşıdığı görünmez işi,
Fırsat kollayarak ardında gezer.
Dilinden dökülen bal sanma sakın,
Uzakta arama, o sana yakın.
Huzurun kaçarsa bir dön de bakın,
O soğuk nefesi ruhunu ezer.
Işığına karşı örer bir duvar,
Sana dar gelen yer ona olur kâr.
İçinde sönmeyen bir cehennem var,
Kendi ateşinde kalbini yüzer.
Ustaca gizlenmiş o gizli yara,
Düşürür insanı onulmaz dara.
Ak sütün içine çalınan kara,
Bir sinsi gölgeyle bahtını çizer.
Hislerin sesini sakın ha kısma,
Kötü bir kokuysa ruhuna kusma.
Huzursuz yanına boş yere küsme,
O sessiz fırtına düğümü çözer.
Kıskançlık kalbinde paslı bir bıçak,
Sardıkça sarıyor her yanı sıcak.
Ne bir liman kalır ne de bir kucak,
Haset denizinde rotasız yüzer.
Güvenin bağını kestiği anda,
Maskeler dökülür kalmaz o yanda.
Yalnızlık baki kalır her bir canda,
Gerçeği görenler hayattan bezer.
Garip Murat der ki; sezgine inan,
Gözdeki buluttan belli olur zan.
Huzur bulmadığın o sinsi mekan,
İnsanı içinden usulca ezer.
Kayıt Tarihi : 1.3.2026 15:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!