Dost diye bağrına bastığın o el,
Günü gelir sırtında bir iz bırakır.
"Yapmaz" dediğin o en ince gönül,
Giderken ardında bir köz bırakır.
Gülüşler sahteymiş, sözler ise cam,
Kırıldı mı her yer, her parça bir gam.
Meğer hayat denen koca bir meram,
Sustukça içimde bir avaz bırakır.
Kimseye yaslanma, gölgen bile el,
İhanet rüzgarı, kırılır her dal.
Sana son nasihat, ibretini al;
Kış kapıya değer, buzdan yaz bırakır.
İnsan çiğ süt emmiş, güvenmek hata,
Binerler sırtına, sanki bir ata.
Gönlünü açarsın koca bir şata,
Yıkar sarayını, enkaz bırakır.
Gözünün içine baka baka yalan,
Dostluktan geriye koca bir talan.
Akrep gibidir o koynunda kalan,
Zehriyle ruhunda bir maraz bırakır.
Sen verirsin canı, o alır kârı,
Bitmez bu dünyanın hilesi, zarı.
Gönül bahçesinin solunca narı,
Bülbülün yerine bir karga bırakır.
"Hiç yapmaz" dediğin ilk darbeyi vurur,
Ne hatır gözetir ne bende gurur.
Zaman akıp gider, kalp öyle durur,
Mazi anılara itiraz bırakır.
Ekmek bölüştüğün sofradan kalkar,
Döner de arkandan kuyunu kazar.
Bu devrin insanı nefsine tapar,
Vicdanı terk eder, bir garaz bırakır.
Kimden beklediysen şifayı önce,
O açar yarayı halin sorunca.
Dünya değirmeni seni kırınca,
Ömür torbasında bir toz bırakır.
Garip Murat söyler, acıdır dili,
Kimi mal peşinde, kimi can delisi.
Vefasız dünyanın yoktur gerisi,
Her giden insanda bin sız bırakır.
Kayıt Tarihi : 1.3.2026 14:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!