Ne ses, ne soluk, ne zikir, ne dua, ne ah, ne insan vardı, ne günah..
O çamurdan varlığın, yokluğuna ruh üflenene kadar ne secde etmek vardı, ne namazgâh..
Moiralar ıssız gecelerin bağrından rüyaları toplayarak geldiler, ellerinde kaderin kitabı, vermek istediler bana isimimi bir sabah.
Rün yazısından ilham aldılar Adem’in dilinden anlam, Odin’in yanındaki hakikat ağacına astılar dokuz gün vuslata hasret aşklarımı..
Gerçeğin zırhını hayallerle parçalamış gün yüzü görmeyen aşıklar, tereddüt etmeden adadılar bana yalnızlıklarını..
Hüznünü dağlara savuran
senin kırılgan
ürkekliğin yok mu ceylan
ruhumu kanatlandıran
an be an kaçmaya hazır haline
ne aşklar susadı
Devamını Oku
senin kırılgan
ürkekliğin yok mu ceylan
ruhumu kanatlandıran
an be an kaçmaya hazır haline
ne aşklar susadı




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta