Başım dik bir şekilde, çıkıp gittiğim...
Bu kapıdan, başımı eğip geri dönmeyeceğim.
Yokluğun lime lime etse de kalbimi,
Bu acıya feda ediyorum kendimi.
Lanetleyip üzerime gelse de bu şehir,
Aldığım nefes bana olsa da zehir,
Oluk oluk aksa kanım, olsa da nehir...
Artık varlığın da bir, yokluğun da bir!
Ateş olup yanaklarımı yaksa da gözyaşlarım,
Zehir, zemheri kışlara dönse de yazlarım,
Uykuya hasret bırakıp uyutmasa da anılarım;
Ne ismini zikrederim, ne de seni hatırlarım.
Ben artık dünden bugüneyim,
Bir adım senden öndeyim...
Ne sen çağır, ne ben sana döneyim;
Artık ne sen sahip, ne de ben aşkına köleyim!
Kayıt Tarihi : 11.09.2026 01:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Hikayenin dönüm noktası, çekilen yoğun acının bir süre sonra hissizliğe ve kabullenişe dönüşmesidir. Sevgiliye duyulan öfke ve hasret biter; yerini en ağır duyguya, yani nötrleşmeye bırakır. "Varlığın da bir, yokluğun da bir" denildiği an, karşı tarafın kahramanın dünyasındaki tüm hükmünü kaybettiği andır.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!