Dokuz kez niyaz...
İda’nın başında bir ulu ışık,
Enlil’in nuruyla yollar karışık.
Hasan’ın gönlünde hakla barışık,
Dokuz kez Bismillah, dokuz kez niyaz.
Abdi Bekirov derler o şanlı ere,
Çanakkale şahittir dökülen tere.
Filibe’den Akçay’a, düştük bir yere,
Zeytinli yurdumuz, alnımızda ak yaz.
Usta dedi: "Bırakma kutlu kelamı,"
Nurdan köprü kurdu, verdi selamı.
Rabbi Yasir ile defet belamı,
Dilimizde dua, gönlümüzde yaz.
Adem’den bu yana sürer bu savaş,
İblis pusudadır, adım at yavaş.
Görünmez ordular gelir arkadaş,
Negatif olanın elinde ayaz.
Beyaz kartal uçar yüksek dağlarda,
Hasan’ın izi var eski bağlarda.
Bu melez soyların olduğu çağlarda,
Doğrunun yanında Saf Beyaz kalmaz az.
Kumpir dedik aşka, nema dedik dur,
Pomakça sözlerle bir dünya kur.
Dedemin göçüyle vatan oldu nur,
Plaketa soframız, bitmez bu avaz.
Aslanlı rüyalar adaleti muştular,
Yağmurda komşular hakkı buldular.
Bu şanlı destana şahit oldular,
Zulmü yenenlerin yüreği pek az.
Kadir-i Mutlak’ın çizdiği yolda,
Zıtların savaşı sağda ve solda.
İyilik kazandı, ışık var kulda,
Şeytanın hilesi her daim maraz.
Berat gecesinden süzülen bir yaş,
Torunlara miras bu kutlu savaş.
Hasan Belek söyler, dursa da zaman,
Dokuzuncu kıtada biter bu niyaz...
Hasan Belek
07 02 2026- Akçay
Kayıt Tarihi : 7.2.2026 16:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!