Doktor sordu: "Uzak mı, yoksa yakın mı puslu?"
Dedim: "Gönül pencerem ezelden beri yaslı."
Seçemez oldum artık; dostu, düşmanı, yalanı;
Vefa diye sardığım, ruhumdanmış çalanı.
Gözlük camı kâr etmez kalpteki bu sızıya,
Hangi numara çaredir kaderdeki yazıya?
Yanımdayken ırağım, uzağımsın derken ben;
Gölgeni yakın sandım, koptu ruhum gövdemden.
Net değil ki manzara, sis çökmüş yollarıma,
Dikenler çiçek olmuş, dolanmış kollarıma.
En yakınımdır sanıp, bağrıma bastıklarım;
En derin yaram oldu, sessizce sustuklarım.
Görmek sadece ışık, sadece renk değilmiş,
Gönül gözü kör ise, ömür boyun eğilmiş.
Yakınım uzağım bir, her şey tek bir noktada;
Çırpınıp duruyorum, kırılmış bir oltada.
Kimi canımdan öte, kimi elden de uzak,
Hayat denen bu yolun her adımı bir tuzak.
Gözümdeki mercekten süzülse de tüm dünya,
Gerçeği göremedim, her şey bir tatlı rüya.
"Bulanık" dedi doktor, "her şey birbirine karışmış,"
Dedim: "Benim içimde nice fırtına yarışmış."
Kim yakın durdu ise, mesafeyi o açtı,
Kimi uzağa gitti, benden huzuru saçtı.
Sahte gülüşler net de, gerçek hüzünler puslu,
Neden bu koca yürek, kaderiyle hep küslü?
Bakamıyorum artık aynadaki o yüze;
Uzaklar yaklaştı da, varamadım gündüze.
Bir adım ötemdeki uçurumu görmedim,
Gül bahçesi sanmıştım, dikenleri dermedim.
Yanıldım her bakışta, her pusuda kayboldum;
Kendi içimde gurbet, kendi dışımda yol oldum.
Doktor bey, reçetene "hasret" yazsan ne çıkar?
Bu gönül körlüğü ki, her gün bin dünyayı yıkar.
Neyin yakın olduğunu bilmekten çok uzağım;
Ben bu sonsuz boşluğun, en yorgun tutsağıyım.
Garip Murat sözünü, mühürlesin bu acı,
Görmek değil, bilmektir bu derdin tek ilacı.
Uzaklar yakın olsun, yakınlar ise gerçek;
Gün gelip bu kör düğüm, elbet bir gün çözülecek.
Kayıt Tarihi : 1.3.2026 14:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!