AŞKA BÖLÜNDÜM
Bak Bugün Yirmi Sekiz Yaşındayım! ....
İnan artık sevmek istemiyorum insanları yar
KIRÇİÇEĞİME
Adının anlamı Kırçiçeği
Kırda açan çiçek gibi doğalsın
Ve Çiçeğin doğadaki yeri, değeri gibi
Benim doğamsın bende Değerlisin
Nasıl çiçeksiz doğanın tadı
Seni severken, sana cesaretsizdim;
Sevgimi söyleyemedim.
Seni kaybettim.
Şimdi asla,
Tenin değmez tenime,
Gözüm değmez gözüne,
Merhamet sandığın, aslında bir pusu,
Kurudu vicdanın o berrak suyu.
"Çekmesin" dediğin yokluk değil bu,
Ruhunu sattığın bir dipsiz kuyu.
Küfür bir nakışmış, diline yer etmiş,
Evlat diye büyüttün, bir yılanı koynunda,
Vebali zincir olmuş, asılıdır boynunda.
"Yokluk görmesin" derken, edep bitti ruhunda,
Şimdi haysiyet can verir, o masanın başında.
Sen sustun ey baba, dünya alkış tutarken,
CAM KIRIKLARI VE GİZLİ YARA
Dün gibi taze, sızın dinmeyen, kanayan bir yara,
Kabuk bağlamaz gönül, hep aynı yerden açılır.
Sen hem eski sızımsın, hem daimi bir kara,
Yüreğimde gezinen o görünmez hançerdir, saklı kalır.
ÇIĞLIK VE VEDA
Sağ yanım alçıda, buz tutmuş bir dağdır şimdi!
Koltuk değneğiyle çaresiz bir hayattır bu gidiş!
Dışarıya yasağım, yatağa mahkûm, bu ağır bir kış!
Ben, Doğuş Kılınç! Sesim size sağır mı, ey dost dediklerim?
Şimdi bu dört duvar, her şeyden, sizden ırak,
Öyle bir kördüğümle bağladın ki elimi,
Öyle bir yangının ortasında bıraktın ki beni;
Artık ne seni sevebilecek dermanım var,
Ne de senden başka birini görecek gözüm...
Sen benim sadece yarınlarımı değil,
Nefes alma ihtimalimi de öldürdün.
GÜNCEL KADAVRA
Eski bir yara bu, biliyorsun, hiç kapanmadı ki,
Sadece üzerine yeni dertlerin döküldü tuzu.
Meftun uzun oldum o efsunlu, zehirli bakışların,
Lal eyledi dilimi, kalbime inen o hilal kaşların.
Ben sende tutuklu kaldım, bir ömür hasretine tutsak,
Oysa senin kalbin buzdan bir duvar, dokunsak da yasak.
Neşteri vurdum bugün bu sadakat kokan yıllara,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!