Direncini baharıdır bizi barikatlara götüren,
Yıldızların koynunda.
Devrim tadında olan,
Düşlediğimiz,
Kocaman bir ihtilaldir,
Doruklarında toplandığımız şu dağlarda.
Hevesle yürüyoruz yepyeni bir güne;
Dilimizden dökülen,
Halkların
Özgürlük türküleridir.
Bir uyanışın sabahında,
Kalplerden kalplere coşup
Esen rüzgârlarla memlekete akan...
Dursun zaman, dursun ölümler!
Bu kavga bizim;
Kadim ovaları, sarp dağları aşıp gelen.
Zincirini kırmış bir nehrin havzasından,
Suların yansıması
Yüzümüze vuruyorsa eğer; ışıldayan
Güneştendir.
Direncincin, umudun
Baharı
Gelmişse,
Ekmek kadar kutsal,
Su kadar berrak ve hür,
Güzel bir yaşam müjdelemesidir.
Geceler uzun olsa da yolumuz aydınlık bizim,
Ateşimiz sönmeyecek,
Karanlıklar içinde.
Ayaklarımız yorgun, zemin taşlı ve sert,
Sırtımızda birikmiş keder ve dert.
Yine de durmak yok;
Bir nefes,
Bir sabır,
Yürüyen her adım karanlığı dağıtacak.
Biz yoldaşlar
Yürüyoruz yarının güneşine, kavlimiz budur.
Ey devrimci kadın,
Ey yiğit adam!
Toprağın derin rahminden yeşeren umutla...
Çünkü biz biliriz;
Her dikenli yolun sonunda
Bir bahar vardır,
Her suskun taşın, toprağın içinde bir çığlık, bir ağıt vardır.
Ve biz;
İşçisiyle,
Köylüsüyle,
Aydınıyla;
Kürdüyle,
Türküyle,
Ermenisiyle,
Çingenesiyle
Her çığlığın, her mutluluğun adıyız.
Yarına uzanan
Direncin türküsü bizde, çünkü umudu bizde.
Mehmet Çobanoğlu
17.03.2026
İstanbul
Mehmet Çobanoğlu
Kayıt Tarihi : 17.3.2026 11:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!