Çekilmez oldu dünya kahrı,
Derya oldu, durmaz kanı,
Vicdan yok kim kurtarsın canı,
Değmez kardeş eli çıkmaz enkazı.
Çocuk çığlığı duyulmaz oldu,
Bugünlerde kuru gövdeli bir ağacın dalında salınıyorum
Etrafımda ki dost yüzlü insanlar,
Cellât gibi ayağımın altındaki sehpaya vuracakmış gibi durur,
Kasırga vurmuş bir viran şehri gibiyim…
Bugünlerde silik bir dünyanın yokluğunda yuvarlanırım
Yeni bir baharda
yeni bir dalda çiçek açmış
bülbül taze çiçeği küstürmüş
o gün bugündür
bülbülün aşkıyla çiçekler solar
bülbül ise taze dala
Acılarımın son deminde
Sevgine tutundum
Zaman zaman gidişlerinin;
Kasırgasıyla savruldum
Seni öyle sevdim ki,
Karanlığa ışık yaptım dünyayı
Kanlı kan deryasında yüzdük.
Çırpındık ama nafile kıyıya vurduk.
Yaşanan tüm acıları içimize gömdük.
Yüreğimize bir dünya sığdırdık.
Çünkü biz kadınız…
Hadi gel yüreklim gel
istanbul'u gözlerinde getir
rüzgârları saçlarına takın gel
kokuları tenine sinsin
istanbul'u koynuna alda gel
mehlikâ istanbul'u yarim
Vardır ya sebepsiz hüzünler...
gözlerin dalar ya hiç bilmediğin yollara
birileri uzağında seni arar daldığın
o yollarda...
geçmek istersin karşılaşmak umuduyla
belkide hüznü çoktan aynı yolda
HÜZÜNLÜ GÖZLER
Bir kış gecesi buğulu pencereye
Takılır buğulu gözler…
Katran karası geceler
Sokaklar dünden daha beter
Sanki çamur deryasında kayboluyor
Yırtıp geçiyorum sensizliğin karanlığını,
Hiç hesaba katmıyorum yarınımı
Yoluna serdiğim en güzel yıllarımı
Eskiyen zamanla yokluğun çürüttü gençliğimi
Soğutup soğutup içiyorum dertlerimi
Bir merdiven başında durur, kendini öksüz sanır
Basamakları nasıl aşacağını düşünür
Sayısız insan acısının üstünden gelir geçer
O hala olduğu yerde nasıl çıkabilirimi düşünür
Siz hiç engelinin zorluğunu düşündünüz mü?




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...