/Toplu göçlere aldım kararımı
Zamansızlığa emanet ahlarımı
Heybeme omuzladım /
Nemli gözlerim,
Akıyor ılık-ılık
Kendime küsüm
Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
Devamını Oku
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.




mutluluk ve keder...
'an' olgusuna 'tüm zamanlar'ın damgasını vuran en çarpıcı iki duygudur öyle ki hani neredeyse sevinç, öfke, hasret veya barışa dair vurgular, kelime dağarcığımızdan çabucak silinirler ve yaşam sadece, bu iki duygudan oluşuyormuş hissine kapılırız.
çünkü mutluluk ve keder duygusu, bünyesinde aslen her birini barındırma gücüne sahiptir.
bu şiiri okumaya başladığımda bir şarkı düştü an'a ;
'bu kalp seni unutur mu?'
oysa toplumca 'yaşanmışlığı' nostalji yapmakta ne kadar hevesliydik değil mi şair?
sen şimdi asanı bu denli vurursan aşkın değerine, üstelik diğer yandan da bir dolu insanın sancısını akıtırsan 'düş çocuklarının ölümüne', şiir yerini şaşırmaz mı sence de aklımıza, kalbimize yerleşmede?
dem'in bol olsun sevgili alparslan,
içtenlikle kutluyorum...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta