“savuruyor hüznün portakal içi saçlarını – ne ayıp”
gibi doğruldum gecenin beni serdiği yerden.
çünkü ben seni çoktan unuttum.
Bukowski işerken dilim sahipsiz bir köpek gibi korka-korka, alelacele
bir rüzgar altını alırken alkolün kokuşmuş, artık çok olmuş elleriyle
beyitler pişirdik Hayyam’dan
Bursa'da eski bir cami avlusu,
Küçük şadırvanda şakırdayan su.
Orhan zamanından kalma bir duvar...
Onunla bir yaşta ihtiyar çınar
Eliyor dört yana sakin bir günü.
Bir rüyadan arta kalmanın hüznü
Devamını Oku
Küçük şadırvanda şakırdayan su.
Orhan zamanından kalma bir duvar...
Onunla bir yaşta ihtiyar çınar
Eliyor dört yana sakin bir günü.
Bir rüyadan arta kalmanın hüznü




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta