“savuruyor hüznün portakal içi saçlarını – ne ayıp”
gibi doğruldum gecenin beni serdiği yerden.
çünkü ben seni çoktan unuttum.
Bukowski işerken dilim sahipsiz bir köpek gibi korka-korka, alelacele
bir rüzgar altını alırken alkolün kokuşmuş, artık çok olmuş elleriyle
beyitler pişirdik Hayyam’dan
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta