Dağlar
Dağlardayım, kimsesiz bir bir duman ortasında;
yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
Yeşil dağlar siyaha boyanmış sıfırı karanlık
Derelerin yatağını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
biri benim, biri de serseri yaylalar.
İçime bir korku girmiş büyüyor;
sanıyorum, her dağ başını kesmiş caniler
üstüme korkuları, hep simsiyah, dikiyor;
gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi haneler
Dağlar, çilekeş sevdaların sesi;
dağlar, yüreğime oturmuş bir destandır.
Dağlar duyulur, ses duyulmayınca sesi;
dağlar, içimde kıvrılan bir lisandır.
Kimse istemez can vermek, yumuşak bir kucakta;
ben bu dağların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık dağlarda;
bu sıfırı karanlıkta bitmesin yolculuğum!
Ben gideyim, dere gitsin, ben gideyim, dere gitsin;
iki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç ayılar işitsin;
alnımın zafer akı, gölgeden taş kemerler.
Ne seni göreyim, ne sana görüneyim;
sahte sevdalar size kalsın, görün asıl sevdaları
ıslak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
örtün, üstüme örtün, o verane dağları
Uzanıverse gövdem, derelere boydan boya;
alsa buz gibi sular alnımdan bu ateşi.
Dalıp, dağlar kadar esrarlı bir uykuya,
ölse, yaylaların kara sevdalı eşi.
Kayıt Tarihi : 12.12.2012 19:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!