Çünkü Seni
Sendin asıl.
Sendin, herşeylerinle 'kusursuz kadın'.
Takdir ettiğin kadınlar fotoğraflarda kalır
Ki fotoğraflar seninle hayat bulur.
Bir adam sessizce ölür.
Ve sevişmek istemez hiçbir fotoğraf.
Çünkü seni hep uzaklardan sevdim ben.
Tutup kaçırmaya çalıştım seni tüm sabahlardan,
Tüm güneşlerden, tüm 'günaydın'lardan.
Sen tutup gittin her seferinde.
Bir koşuşturmadır tutturup.
Oysa yalnız saçların vardı önceleri.
İlk ölümüm işte dururdu bir kenarda.
Hemen yanında saçların, bir tutam soluk gibiydi saçların.
Bunlardandı işte hırçınlığı durgun suların
Ki her dağ bir okyanusa kavuşurdu sonunda.
Sonra gözlerin, şaşırtıcı biçimde sonbahar doluydu gözlerin.
Karşılaşırdık ara sıra, yanlış yer ve zamanlarda,
Bütün suç benim.
Böylece masum bir çocuk yüzüydü gözlerin.
En sonra çıkar, gelirdin bir beklentin var gibi.
Çıkar, gelirdin işte bir beklentin var gibi.
Büyük cesaretti doğrusu.
Çünkü seni hep uzaklardan sevdim ben.
Oysa herhangi bir temmuz akşamı dışarda tutulabilirdi.
Dışarda bir yerlerdeydik zaten.
Bir dilek tutuyordum, insanlar birer gökyüzü süsüydü yalnız.
Bir ikimiz kalıyorduk, baş başa kalıyorduk.
Aşkı emrediyordu tanrı, sevişmeyi emrediyordu.
Bunlar,
Bir nehrin nerden gelip nereye gittiğini bilmediği zamanlardı.
Kıyısında, köşesinde bir yerde oturuyorduk uzunca.
Yalnız saçların vardı yine, gittikçe uzuyorlardı dokundukça.
Kısalıyordu aksine ömrüm.
Ben bazen bir damla su oluyordum orda.
Sonra, her nasılsa sevişiyorduk sonra.
Dokunabiliyordum böylece saçlarının her birine.
Dokunabiliyordum yüzünün en tenhasına günde üç kere.
Teşekkürlere boğuyordum tanrıyı tüm bunlar için.
Dualar ediyordum ardından, ayaklarına kapanıyordum.
Birşey vardı, onu istiyordum.
Çünkü seni hep uzaklardan sevdim ben.
Kayıt Tarihi : 14.7.2014 22:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!