Çok hayalim vardı, rüzgâra verdim,
Gündüzü karanlık mezara serdim.
Kader mi, talih mi? Neydi bu derdim,
Her biri bir yana savruldu gitti.
Dilimde bir sükût, kalbimde yara,
Düştüm ucu gelmez derin firara.
Baktığım her ufuk, her yer kapkara,
Umutlar içimde kavruldu gitti.
Gönlümün ateşi sönmüyor artık,
Dizlerde dermanım kalmadı, bitik.
Hayaller perişan, ruhum çok yitik,
Yarını olmayan bir yola gitti.
Güneşin doğuşu başkası için,
Benim payım keder, her günüm niçin?
Şu yalan dünyada bir yudum için,
Mutluluk kapımdan geçmedi gitti.
Gözümü açtım da dertle tanıştım,
Küçücük yaşımda yükle yarıştım.
Gülmeyi unuttum, hüzne alıştım,
Talihim yüzüme gülmedi gitti.
Sayfalar devrildi, takvimler doldu,
Baharı görmeden çiçekler soldu.
Hangi anım varsa sararıp soldu,
Yüreğim bir huzur bulmadı gitti.
Sözün bittiği yer, burası durak,
Gönül bahçelerim tozlu ve kurak.
Maziyi sorsalar; her anı uzak,
Bir günüm de mesut olmadı gitti.
Kime el uzatsam, elimde kaldı,
Hangi dalı tutsam, kökünden yandı.
Zaman benden her şeyi bir bir çaldı,
Geriye bir enkaz bıraktı gitti.
Ne bir izim kaldı, ne de bir sesim,
Göğsüme dar gelir oldu nefesim.
Dünya dedikleri zifiri kesim,
Ruhum bu zindanda karardı gitti.
Yazılmış kaderin silinmez yazısı,
Hiç dinmedi kalbin o derin sızısı.
Benimki bitmeyen bir kış uykusu,
Ömrümün baharı uğradı gitti.
Artık ne bir sitem, ne de bir feryat,
Böyleymiş alnımda yazan bu hayat.
Veda vaktim geldi, kalmadı hiç tat,
Garip Murat sessizce bitti de gitti.
Kayıt Tarihi : 30.1.2026 19:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!