Çocukluğumuz Şiiri - Ebru Yıldız

Ebru Yıldız
45

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Çocukluğumuz

Ne akıllı telefon vardı o zaman, ne internet,
Katlana katlana yazılan mektuplardı tek emanet.
Bilyelinin üstünde, rüzgara karşı yokuş aşağı inerdik,
Düşe kalka, en saf ve en gerçek haliyle severdik.

Salçalı ekmek kokardı akşamüstü sokaklar,
Bir neslin hafızasında hala tüter o eski ocaklar.
Gazete kuponuyla alınan ilk telefonun sevinci,
Şimdi ne o heyecan kaldı, ne de o eski hevesin neşesi.

Bir bisiklet yeterdi dünyayı dolaşmaya
Bir top, bir lastik ip yeterdi saatlerce oynamaya.
Dizimiz yara olurdu, üstümüz başımız toz
Yine de kocaman gülümserdik şu koca dünyaya.

Balkondan sarkardı sepet, annemizin elinde
Biz koşardık bakkala, mahallenin içinde.
İpi çekilirdi yukarı, ekmek ulaşırdı eve,
Ne güzel günlerdi onlar, istesek de gidemeyiz o günlere.

Kasetler vardı, teyplerin içinde,
REW tuşu bozulunca, kalemle sarardık bandı elimizde.
Ya bir arabesk çalardı evlerde, ya da mezdeke,
Oynamaya başlardık gün eğlencelerinde.

Ne çok şeyimiz vardı aslında,
Hiçbirinin farkında değildik.
Bir sürü arkadaş, ailemiz gibi olan bir mahalle,
Bir de akşam olunca, pencereden seslenen annemizin sesi.

Şimdi her şey elimizin altında,
Ama o eski mutluluklar kaldı mı aklımızda?
Belki büyüdük, değiştik zamanla,
Belki çocukluğumuzu bıraktık uzaklarda.

İyi ki o yokuşlardan inip sokakları gezmişiz,
İyi ki çocukluğumuzu doya doya yaşamış, sevmişiz.
Çünkü bazı güzellikler bir daha yaşanmak için değil,
Ömür boyu hatırlanmak içinmiş.

Ebru Yıldız
Kayıt Tarihi : 10.09.2026 05:44:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!