Çığlık...
Gökyüzü yansır gözlerine,
Karanlık ise ağlar...
Yalnızlığına sor beni birde sabaha karşı kanlanmış gözlerime...
Nasıl da düşlerine uzatmıştı elini
Ve Nasıl sevmişti seni..
Geceye dönüktü düşleri,
Yalnızdı elleri ve çaresiz...
Düşlerinin büyüttüğü hayali aradı bir gece...
Ama kadere karşı yalnız kalmıştı herkes gibi unuttu sevgiyi...
Ve üzüldü birden...
Onu ne kadar sevdiğini ve geleceğini düşündü,
Ah odesa dedi,
sevdiğinin gözlerinden düşen her damla yaş,
bıçak olarak saplansın göğsüne..
O sevgili ki dag ceylanı...
Altay daglarının zirvesinde açan kardelen çiçeği,
aglar ve damla damla düşer yüreğine...
Düşüncelerin karanlık senin;
Oysa maviydi gökyüzü,
Volganın özü...
Ve yalnızlığın çığlığı var üzerinde...
O ve sen uzaktasın şimdi...
Ağlamaklı bi acı yüreğinde..
O acının feryadı ki yıkar geceyi...
Ah birtanem nasılda üzdüm seni...
Senki gökyüzünün karanlığı gerçeğin ise ta kendisi...
Uçurumlar ki sende büyür ve hayaller tamamlar kendini...
Yalnızlığa hayatımı verdim bir gece
Geleceğimi ise ateşe attım...
Ve ses verdim çığlığa...
Beni yıkan kahrolan hayatım sanıyordum,
Oysa sevgimle açan bir kardelen çiçeği...
Kayıt Tarihi : 29.11.2011 11:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!