Sabahı verin ellerime
Pırıl pırıl yanan sabahı
Cıvıl cıvıl öten kuşları
Güzele vurup
Daha güzel yapan sabah güneşini
Şafakta parlayan ıssız
Ne farkı var dağdaki yabani papatyanın
Bahçendeki kırmızı güllerden
Ne farkı var sevilmeyen zenci adamın
Etrafındaki beyaz tenlerden
Ne farkı var sana sarılanın
Sevmeyip seni terk edenlerden
Geçmişimden bu güne
Bu günümden geleceğe
Bir hatıra olarak saklayıp
Bırakacağım seni
Hatırlarsam yıllar sonra
Hayal demiştim bu aşkı
Gerçekmiş meğerse
Benim değil demiştim
Benimmiş meğerse
Aldanmıştım maviliğine gökyüzünün
Elveda derken tüm bitişler ben bir merhabayla ayrıldım senden
Çünkü anladım ki içimde kalmıştı bir parçan sen giderken
Gitme dedim… sessiz bir çığlık attım ardından sesim çıkmadı…
Boğazıma dolandı sevdan..
Ağlayacak kendimi parçalayacaktım,engel olmasaydı içimdeki parçan ağlayamadım…
Seni sensizde sevebileceğimi sandım.
Bekle beni döneceğim sevgilim
Döneceğim ve eskisinden çok seveceğim.
Uzadıkça sensizlik, sevgin büyür bende
Yıldızlar şahit, bir sen varsın içimde
Bakamam senden başka kimselere.
Bıraktım kendimi duygu yüklü yükseklerden aşağıya
Süzülüyorum, korkularım paraşüt sanki geri çekiyor
‘’İyi niyetlerimdendir’’ ki hala düşüyorum
Hayatıma onlarcası girmiş çıkmış, hatırlayayım diyorum
Silik yüz ifadeleri, paramparça kareler
Unutulmayı unutmuş isimler çıkıyor karşıma
Çevremde boş insanlar görüyorum
Elleri ceplerinde, yüzlerinde acı bir gülümseme
Ne kadar çok olsalar bile sadece
Yalnızlık hissi uyandırıyorlar bende
Çoğu hayatında bir kez bile sevilmemiş
Ben bir kere ağlarım o kadar
Seninle geçen bir ömür olsa
Toplasam bir damla gözyaşıma sığar
Tüm ayrılıkların hüznünü
Şimdi yaşasam neye yarar
Ayrılıktan yana bir şarkı çalıyordu radyoda
“severek ayrılanlar bilirler ayrılığı” diyor
Ve “gün gelir beni ararsın” diyor
Medet bekliyor rüzgârdan
O da sevdiğinin kokusunu burnunda duymuş anlaşılan
“severek” diyor ayrılan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!