Toprağın göğe kalktığı gündü
Sakarya,
Yerler top sesinden titrerken
Analar çocuklarını
bağrına basıyordu
Yaşlılar bastonlarını
Şalvarı
Şaltaklılar
Zomcu Oğlu Kaltaklılar
Bülbülerin içinde
Şakıyıp öter
Bu alçak oğlu alçaklar
Bir gece ansızın kapı çalındı
Kollarıma kelepçe takıldı
İki yanıma jandarma takıldı
Beni eşkıyadan sanmışlar
Kafalarına göre kakar kestiler
Pavyonlarda buluşmuşlar
İçip içip sarhoş olmuşlar
İmzayı Berduştan atmışalar
Zil zurna sarhoş bunlar
Ha babam de babam
ha ha ha
Genç bedenleri soğuktan titriyor
Mehmet’im kar altında can veriyor
Kar yorgan gibi üzerlerini örtüyor
Donup kaldılar sarı kamışta
Ala gözlerine kurban olduğum
Al yanaklarından
Şerbetini sorduğum
Benim bir dene
Biricik
Sevdüğüm
SELAM OLSUN
Bu dünyada naçar olduk
Ecel şerbetini içer olduk
Konar değil göçer olduk
Gelip geçenlere selam olsun
SELAM SÖYLE
Turnam bizim elden geçersen
Soğuk sularından içersen
Ağı yar yalasında uçarsan
Benden o yara selam söyle
Hoş geldin bizim elden
Bir haber varmı köyden
Ana baba birden yardan
Haber varmı veli emmi
Harmanda hasat çekildi mi
Şeneri gördüm köşeye çekilmiş
İhtiyar olmuş saçı dökülmüş
Tutmaz dizleri beli bükülmüş
Zaman meydan okuduğunu gördüm




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!