Fi tarihiydi hatırlıyorum
El ele aşmıştık ağlama eşiğini
Açıldı çelikten perde
Aşkını unutmuş meftunlar gördük,
Dervişine koşan asalar...
Ağaçların göğe uzanmasıydı boynumuz
Beraber hırpalandık, birlikte büyüdük.
Ne zaman ümitsizliğe esir düşsem
Umut aşılardı gözlerin
Sen ki; yangınlarıma su oldun çok vakit
Ayazıma dağ, bağıma üzüm, çölüme yağmur...
Ayrılık aramıza serilene dek şendi bahçemiz
Dur durak bilmeksizin koştuk takvimden takvime
Sözlerin, kimleri yaşatıyor şimdi?
Gidişin dün müydü anımsamıyorum
Hafızam türlü oyunlara maruz
Yalnızlık yaşlılıkla eş değer...
Kepenkleri çoktan indi gönül dükkânımın
İçimde üşüyen, çaresiz bir kuş ürpertisi
Ruhumda sıkışıp kalmış binlerce beden.
Kalp yazgıya rıza göstermiş,
Akıl, yamacında tehlikeli suların
Acaba yaşamak mı böylesi?
Kayıt Tarihi : 24.2.2026 18:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Sen ki; yangınlarıma su oldun çok vakit Ayazıma dağ, bağıma üzüm, çölüme yağmur... Ayrılık aramıza serilene dek şendi bahçemiz Dur durak bilmeksizin koştuk takvimden takvime Sözlerin, kimleri yaşatıyor şimdi?




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!