Bir yara var içerimde derinde
Bilemedim öldürür mü bu beni
Habersizden girmiş gönül evime
Bilemedim güldürür mü bu beni
Dermanı olmayan derde benziyor
Sen ki Muhammed’e ümmet olursun
Edebe erkâna giden yol budur
Yağmur yağar bir gün kesret olursun
Edebe erkâna giden yol budur
Aşkın kara gözlerde mi?
Yoksa tatlı sözlerde mi?
Çiçekteki özlerde mi?
Arayıp ta bulamadım
Güneşin saçtığı telde
Derede çamaşır yıkar kadınlar
Havada uçuşur dedikodular
Eli hızlı olan işi yarılar
Size kolay gelsin hanım bacılar
Tokaç sesleri uzaktan gelir
Şatodan bakınca ırmağa doğru
Seyrine doyulmaz çekerek senin
Gök inişten aşan yolların eğri
Seyrine doyulmaz çekerek senin
Şahin tepesine çıkınca dağlar
Ben karşı dağlarda kırda bir çiçek
Rüzgar da salınır koku yarım
Yaprağıma konar kuş ile böcek
Bazen arılara bal da koyarım
Sarı pembe yeşil bin bir türlü renk
Sopalarla kovarken ülkeden son düşmanı
Dağı taşı suladı ecdadımın al kanı
Kuruluşu destandır unutulmaz bir anı
Yüzyılına giriyor 100 yaşında Türkiye'm
Yedi düvel yel oldu üstümüze üflendi
Benim için çiçekler
Toplarmısın kırlardan
Yirmi üç nisan günü
Mavi sarı morlardan
Haydi gelin çocuklar
Adamım bugün de iş başındaydı
Kimdir diye sorma söyleyemem ben
Daha yaşı küçük kırk yaşındaydı
Kimdir diye sorma söyleyemem ben
Tuttuğu dalları kurutup gitti
Dünyayı çekip de çeviren sensin
Adamım seninle başa çıkılmaz
Ben seni yenemem Allah'ım yensin
Adamım seninle başa çıkılmaz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!