Evlenmeye çıkardılar İboş'u
Yakasına eğri takar broşu
Saşı gözlü Safiye'nin Dürüş'ü
Bizim İboş baktı baktı almadı
Sağır Fatma büyüdü de gelişti
Bir boşluk var bende gönlüme sığmaz
Bazen ana gibi bazen yar gibi
Günlerim karanlık güneşim doğmaz
Bazen ana gibi bazen yar gibi
Gece sokaklarda kararan oldu
Zamana kıymet ver boşa geçirme
Gün gelir düzenin bozulur babo
Malım mülküm var diyerek sevinme
Gün gelir düzenin bozulur babo
Yaşlıyı fakiri hor görme sakın
Bir yara var içerimde derinde
Bilemedim öldürür mü bu beni
Habersizden girmiş gönül evime
Bilemedim güldürür mü bu beni
Dermanı olmayan derde benziyor
Sen ki Muhammed’e ümmet olursun
Edebe erkâna giden yol budur
Yağmur yağar bir gün kesret olursun
Edebe erkâna giden yol budur
Aşkın kara gözlerde mi?
Yoksa tatlı sözlerde mi?
Çiçekteki özlerde mi?
Arayıp ta bulamadım
Güneşin saçtığı telde
Derede çamaşır yıkar kadınlar
Havada uçuşur dedikodular
Eli hızlı olan işi yarılar
Size kolay gelsin hanım bacılar
Tokaç sesleri uzaktan gelir
Şatodan bakınca ırmağa doğru
Seyrine doyulmaz çekerek senin
Gök inişten aşan yolların eğri
Seyrine doyulmaz çekerek senin
Şahin tepesine çıkınca dağlar
Ben karşı dağlarda kırda bir çiçek
Rüzgar da salınır koku yarım
Yaprağıma konar kuş ile böcek
Bazen arılara bal da koyarım
Sarı pembe yeşil bin bir türlü renk
Sopalarla kovarken ülkeden son düşmanı
Dağı taşı suladı ecdadımın al kanı
Kuruluşu destandır unutulmaz bir anı
Yüzyılına giriyor 100 yaşında Türkiye'm
Yedi düvel yel oldu üstümüze üflendi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!